B2B Pazarlama Stratejileri: İşletmeler Arası Başarıya Giden Yol

Girişimci KafasıGüncellendi: 3 dk okuma
İzmir'deki Kervan Köprüsü'nde yüklü develerle geçen bir kervan ve köprü başındaki kahvede toplanmış tüccarlar
Görsel: Martinus Rørbye, İzmir'de Kervan Köprüsü, yaklaşık 1838 (kamu malı, Wikimedia Commons)

Kayseri'nin yaklaşık yirmi kilometre kuzeydoğusundaki Kültepe'de, Asurlu tüccarların evlerinden yirmi binden fazla kil tablet çıktı. Çoğu mektup, sözleşme ve hesap kaydı. Yaklaşık dört bin yıl önce, antik Kaniş kentinde yazıldılar. Asurlular buradaki yerleşimlerine "kārum" diyordu; Akadca "liman" demek, suya uzak olsa bile.

Düzen şöyle işliyordu: Asur'daki kadınlar kumaş dokuyor, erkek akrabaları bu kumaşları kalayla birlikte eşek kervanlarına yükleyip yaklaşık bin kilometrelik yolu tahminen altı haftada aşarak Anadolu'ya getiriyordu. Dönüşte kervanlar gümüş taşıyordu.

Tabletlerden biri, Kaniş'teki tüccar Puzur-Aššur'un Asur'daki Waqqurtum'a yazdığı bir mektup. Önce ödemeyi bildiriyor: gümüş, vergisi ve nakliye ücreti ödenmiş olarak, kendi mührüyle Aššur-idī'nin elinde yola çıkmış. Sonra siparişi veriyor:

Waqqurtum'un gönderdiği ince kumaştan aynısını yapıp göndermesini, her biri için yarım mina gümüş ödeyeceğini söylüyor. Kumaşın bir yüzü dövülmeli ama kırkılmamalı, çözgüsü sık olmalı. Bir öncekine göre parça başına bir mina daha fazla yün kullanılmalı, ama kumaş ince kalmalı. Öbür yüzü hafifçe işlenmeli; hâlâ tüylü görünüyorsa kırkılmalı. Sonra bir şikâyet: "Gönderdiğin Abarna işi kumaştan bana bir daha gönderme." Bir alternatif: İnce kumaş yapamıyorsa orada satılık çok olduğunu duymuş, satın alıp göndersin. Ve ölçüler: Bitmiş bir kumaş dokuz arşın boyunda, sekiz arşın eninde olmalı.

Bu, bir mektuptan çok bir ürün şartnamesi. Fiyat, teslimatı yapacak kişi, ürün özelliği, kalite şikâyeti, alternatif tedarik ve standart ölçü. Dört bin yıl önce yazılmış bir B2B siparişi.

Kaniş'ten bugüne: B2B pazarlamanın değişmeyen kuralları

İşletmeler arası pazarlama bugün çok daha karmaşık görünüyor: uzun satış döngüleri, çok sayıda paydaş, rakiplerle dolu bir pazar. Ama Kaniş'teki tüccarların yaptığı şeylerin çoğu hâlâ geçerli.

Hedef kitleni kumaşın dokusuna kadar tanı

Puzur-Aššur satacağı ürünü en ince ayrıntısına kadar biliyordu: ince, sık dokunmuş, pürüzsüz bir kumaş. Abarna işi olanı ise bir daha görmek istemiyordu. Etkili bir B2B stratejisinin temeli de ideal müşterini tanımlamaktır: hangi sektör, hangi büyüklük, hangi sorun, satın alma kararını kim veriyor. Müşteri ihtiyaçlarını, sektör eğilimlerini ve rakiplerini bu tanımın içine yerleştir.

İçeriğin bir şartname kadar net olsun

B2B'de içerik bilgilendirmek, öğretmek ve sorun çözmek için vardır. Blog yazıları, rehberler, e-kitaplar, web seminerleri ve vaka çalışmaları seni alanında bir otorite yapar; yeter ki somut olsun. "Kaliteli çözümler" yazmak yerine dokuz arşına sekiz arşın gibi konuş: rakamlar, süreçler, önce ve sonra.

Güveni mühürle

Kültepe'de önemli sözleşmeler kilden bir zarfın içine kapatılırdı. Zarfın üstüne metnin bir özeti yazılır, taraflar ve tanıklar mühürlerini basardı; bu mühürler belgeyi hukuken geçerli kılardı. Mühürlü bir zarfın içinde sahte belge üretmek normalde imkânsızdı. Mektubu okumak isteyen alıcı zarfı kırmak zorundaydı.

Bugünün mühürleri müşteri referansları, vaka çalışmaları, sertifikalar ve açık sözleşmelerdir. Güven, B2B'de satışın ön şartıdır; her teslimat o mühre bir iz daha ekler.

İlişkiyi bir aile şirketi gibi yönet

Asurlu tüccarların iş dilinde patrona "baba", ortaklara "kardeş" deniyordu. Ticaret aile bağlarıyla, uzun soluklu güvenle yürüyordu. B2B'de de iş birlikleri ve ağ belirleyicidir: sektör etkinlikleri, ortak projeler, düzenli temas. Profesyonel ağını büyütmek için LinkedIn pazarlama stratejileri yazısı pratik bir başlangıç sunuyor.

Kayıt tut, veriyle karar ver

Kültepe'deki tabletlerin büyük çoğunluğu tüccarların kendi evlerindeki arşivlerden çıktı: kim ne gönderdi, kime ne borçlu, hangi sözleşme hangi şartlarla yapıldı. Bugün bu işi müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri, pazarlama otomasyonu ve veri analitiği yapıyor. Hafızana değil, kayda güven.

Müşteri kimdir?

"Müşteri" kelimesi Arapça "muştarī"den gelir: satın alan, alıcı. Türk Dil Kurumu sözlüğü aynı kelimenin eski bir anlamını da kaydeder: Jüpiter gezegeni.

B2B'de ise "satın alan" nadiren tek bir kişidir. Pazarlama literatüründe satın alma merkezi, İngilizce adıyla buying center denen kavram, bir kurumda bir ürünün ya da hizmetin satın alınma sürecine dahil olan herkesi anlatır. Kavram 1967'de Robinson, Faris ve Wind'in endüstriyel satın alma üzerine çalışmasıyla yerleşti; Webster ile Wind da 1972'de kurumsal satın alma davranışının genel bir modelini yayımladı.

Puzur-Aššur'un siparişinde bile bir dokuma ustası, bir taşıyıcı, vergisini alan bir yönetim ve kumaşı giyecek bir Anadolulu vardı. Bugün bir yazılım satışında kullanıcı, finans, bilgi teknolojileri, satın alma ve yönetim aynı masada. Her birinin korkusu ve beklentisi farklı; pazarlaman da her birine ayrı ayrı konuşabilmeli.

Son söz

Peter Drucker 1954'te yayımlanan The Practice of Management kitabında bunu tek cümleye sığdırmıştı:

"Bir işin amacının tek geçerli tanımı vardır: müşteri yaratmak."

Senin müşterin kim: sözleşmeyi imzalayan mı, ürünü her gün kullanacak olan mı, yoksa ikisinin arasındaki bütün o insanlar mı?