İş Bulma Siteleri Yerine Neden LinkedIn?

Londra, 1812. Michael Faraday yirmi yaşında ve bir ciltçi dükkânında çıraklığının sonuna gelmiş. On dört yaşından beri başkalarının kitaplarını ciltliyor, aralarından bilimle ilgili olanları da okuyor. Dükkânın müşterilerinden William Dance bu meraklı çırağı fark ediyor ve ona Royal Institution'da Humphry Davy'nin vereceği son dört dersin biletlerini veriyor.
Faraday derslere gidiyor, not alıyor. Eve dönünce notları temize çekiyor ve mesleğinin gereğini yapıp yüzlerce sayfalık bir kitap halinde ciltliyor. Sonra bu cildi Davy'ye gönderiyor. Yanına eklediği mektupta ticaretten ayrılıp kendini bilime adamak istediğini yazıyor.
Davy 24 Aralık 1812'de nazik bir notla karşılık veriyor. Şubat 1813'te Royal Institution'ın laboratuvar asistanı William Payne, amfide çıkan bir kavganın ardından işten çıkarılıyor. 1 Mart 1813'teki yönetim toplantısında Davy, boşalan yere istekli birini bulduğunu bildiriyor. Adı Michael Faraday.
Faraday bir iş ilanına başvurmadı. "İş arıyorum" da demedi. Ne öğrendiğini ve neler yapabildiğini, karar verecek kişinin önüne koydu. Yıllar sonra aynı kurumun amfisinde ders veren kişi oydu.
İş bulma siteleri yerine neden LinkedIn?
Bu yazı uzun süre "en iyi 5 iş bulma sitesi" listesiydi. Artık tek bir öneri var: LinkedIn. Gerekçesini Kaan Gülten, Girişimci Kafasıyla Düşün kitabının "LinkedIn Devri" bölümünde anlatıyor. Kitaba göre sermaye yalnızca para değildir. Bilgi, deneyim, ekip ve iş bağlantıları da sermayedir ve iş bağlantılarının bugünkü adresi LinkedIn'dir.
Senin CV'in orada yaşar
İş bulma sitelerinde doldurulan özgeçmişler çoğu zaman bir kez yazılır ve iş değişse de öyle kalır. LinkedIn'de ise başarılarını, sertifikalarını ve yetkinliklerini güncel tutarsın. Kitap bu yüzden LinkedIn'i modern ve geleceğin CV'si olarak tanımlıyor.
Takip değil, bağlantı
Diğer sosyal ağların çoğu takip etmeye dayanır. LinkedIn'de bağlantı karşılıklıdır. Sektöründeki insanlarla kurduğun her bağlantı, daha geniş bir erişim ve doğrudan iletişim imkânı demektir.
Karar verenler orada
Kitabın vurguladığı bir başka fark da erişim. Şirketlerin CEO'ları, CTO'ları, CFO'ları, Türkiye'deki birçok markanın yöneticileri ve yatırımcılar LinkedIn'de. Faraday'in mektubunu Davy'nin eline ulaştıran şey bir müşterinin verdiği biletti. Bugün o köprüyü kendin kurabilirsin.
Sınırların dışına da açılır
Başka bir ülkede çalışmayı ya da iş yapmayı düşünüyorsan, oradaki insanlarla bağlantı kurup niyetini anlatabilirsin. Otomatik çeviri sayesinde paylaşımların başka dillerdeki okurlara kendi dillerinde ulaşır.
Kitaptaki özet cümle şu: LinkedIn'i sadece iş aramak için değil, keşfedilmek, davet edilmek ve transfer edilmek için kullanabilirsin.
LinkedIn'de iş bulmak için beş adım
Profilini eksiksiz ve canlı tut
Profilin eksiksiz, ayrıntılı ve güncel olmalı. Fotoğrafın iş dünyasının normlarına uygun ve profesyonel olsun. Kitap bu kuralların sektöre ve işin niteliğine göre esneyebileceğini de not ediyor. Aşırıya kaçan paylaşımlardan kaçın; LinkedIn iş dünyasının hassasiyetlerini taşıyan bir platform.
Ağını tanıdıklarından başlat
Önce yakın çevreni ekle, sonra tanıştığın insanları. Bir etkinlikte tanıştığın birine bağlantı isteği gönderirken "Sizinle şu etkinlikte tanıştık" diye kısa bir not yaz. İş için e-postalaştığın kişileri de ekle; bu, doğrudan iş yapma ihtimali olan insanlarla iletişimini güçlendirir.
Çalışmak istediğin şirketlere yaklaş
Gelecekte çalışmak istediğin şirketlerdeki insanlarla bağlantı kur. Neden bağlandığını kısa bir notla açıkla. Yaptığın projeler ve düşüncelerin profilinde görünür olsun ki bağlantı isteğin bir anlam taşısın.
Gruplara katıl, yorumlarla görün
Gruplar fikir alışverişi ve yeni insanlarla tanışma yeridir. Tanıdığın kişilerin ve beğendiğin gönderilerin altına yorum yaz. Popüler gönderilere yazdığın yorumlarla farkını gösterebilir, samimi bir iletişim kurabilirsin.
"İş arıyorum" değil, "iş başardım" de
Kitabın en net tavsiyesi bu. "İş arıyorum" paylaşımı yerine ne yaptığını anlat: hangi görevlerde bulunduğunu, o roldeyken neyi gerçekleştirdiğini, hangi sonucu aldığını. Kaan Gülten'in önerdiği cümle kalıbı şöyle: "Bu uzmanlık alanında şu çalışmaları yaptım, yeni başarılara imza atabileceğim yeni bir iş arayışındayım." Ya da işinle ilgili herkesin bilmediği teknik bir bilgiyi, bir deneyimi paylaşarak arayışına dikkat çek. Faraday'in ciltli notları da tam olarak buydu.
Hayatın koşusu
Özgeçmiş için kullandığımız "curriculum vitae" Latincede kelimesi kelimesine "hayatın koşusu", yani hayatın seyri demektir. Curriculum, "koşmak" demek olan currere fiilinden gelir; koşu, yol ve yarış demektir, hızlı yarış arabası anlamında da kullanılmıştır. "Kariyer" kelimesi de benzer bir yoldan gelir: Fransızca carrière "yol, yarış pisti" demektir ve kökü Latince "savaş arabası" anlamındaki carrus'a uzanır. Etimoloji sözlüklerine göre kelime, birinin mesleki yaşamının seyri anlamını ancak 1803 civarında kazandı.
Kâğıda basılmış bir CV, süren bir koşunun tek bir fotoğrafıdır. LinkedIn ise koşunun kendisini gösterir: hangi yoldan geçtiğini, şu an nerede olduğunu, kimlerle birlikte koştuğunu.
Arz eden taraf ol
Kaan Gülten kitabındaki tavsiyeyi şu cümleyle bağlıyor:
"İletişim şekli çok önemlidir. Talep eden değil arz eden bir iletişim şekli çok daha kolay kabul görecektir."
Bugün profiline bakan biri senin ne aradığını mı görüyor, yoksa ne yaptığını mı?
Ağını kurmaya nereden başlayacağını düşünüyorsan Networking Nedir? Network Nasıl Kurulur? yazısına göz atabilirsin.


