Elon Musk'ın Başarıya Giden Yolda Bize Öğrettiği 5 Olgu

Girişimci KafasıGüncellendi: 4 dk okuma
Konstantin Tsiolkovsky'nin Kaluga'daki bahçesinde üst üste duran, metal kaplamalı dört hava gemisi modeli, 1913
Görsel: Aleksandr Assonov, Tsiolkovsky'nin metal hava gemisi modelleri, Kaluga, 1913 (kamu malı, Wikimedia Commons)

1860'larda Rusya'nın Ryazan bölgesinde dokuz yaşındaki bir çocuk kızıla yakalandı ve işitmesini yitirdi. Adı Konstantin Tsiolkovsky'ydi. İşitme sorunu yüzünden okullara kabul edilmedi ve kendi kendine okudu.

Gençliğinde üç yıl boyunca Moskova'da, Rus kozmizminin savunucusu Nikolay Fyodorov'un çalıştığı bir kütüphaneye gitti. Kendini öyle yıprattı ve öyle aç kaldı ki babası onu 19 yaşında eve geri getirdi. Öğretmenlik sınavını geçti ve ömrünün büyük kısmını Kaluga'da, Moskova'nın 150 kilometre güneybatısındaki bir taşra kasabasında, ahşap bir evde yaşayıp matematik öğreterek geçirdi.

Mayıs 1903'te bu taşra öğretmeni, bir bilim dergisinde "Tepkili Araçlarla Uzayın Keşfi" adlı bir makale yayımladı. Makalede bugün kendi adıyla anılan roket denklemi vardı: Bir roketin kazanabileceği hızı, motorun egzoz hızına ve roketin yakıtlı ve yakıtsız kütlesi arasındaki orana bağlayan formül. Denklemin sonucu acımasızdı: Uzaya çıkmak isteyen bir roketin kütlesinin büyük kısmı yakıt olmak zorundaydı. Yurt dışında makaleyi takdir eden bilim insanı çıkmadı.

Neredeyse bir asır sonra, 2001 Ekim'inde ve 2002 Şubat'ında, Elon Musk Rusya'ya iki kez gitti. Amacı, Mars'ta bitki yetiştirmeyi hedefleyen Mars Oasis adlı bir tanıtım projesi için elden geçirilmiş bir kıtalararası balistik füze satın almaktı. Rus şirketi füze başına 8 milyon dolar istedi ve ekip, anlaşma kesinleşince fiyatın daha da yükseleceğinden endişelendi. Anlaşma olmadı.

Musk dönüşte başka bir soru sordu. 2012'de Wired'a anlattığına göre, bir roketin neyden yapıldığını düşündü: havacılık sınıfı alüminyum alaşımları, biraz titanyum, bakır ve karbon fiber. Sonra bu malzemelerin emtia piyasasındaki değerine baktı. Malzeme maliyeti, bir roketin tipik fiyatının yaklaşık yüzde 2'si çıktı. Mart 2002'de SpaceX kuruldu.

Beşik ve roket

Tsiolkovsky'nin denklemi roketin neden pahalı olduğunu açıklıyordu: Kütlesinin büyük kısmı yakıttır ve roketin kendisi her uçuştan sonra kaybolur. Musk'ın sorusu ise bu pahalılığın ne kadarının fizikten, ne kadarının alışkanlıktan geldiğiydi.

Musk'ı sevmek zorunda değilsin; kararları ve açıklamaları sık sık yoğun eleştiri alıyor. Ama girişimci gözüyle bakıldığında, yolculuğundan çıkan beş olgu herkesin işine yarayabilir.

Elon Musk'ın yolundan 5 olgu

1. Fikri ilk ilkelerine indir

Musk'ın Wired'a anlattığı yöntem, "herkes böyle yapıyor" yerine "bu şey neyden yapılıyor?" diye sormaktı. Kendi işinde de aynı soruyu sorabilirsin: Bir hizmetin fiyatının ne kadarı gerçek maliyet, ne kadarı sektörün alışkanlığı? Fikrini gerçeğe dönüştürmenin ilk adımı, onu parçalarına ayırmaktır.

2. Kapanan kapıyı fırsata çevir

SpaceX, satın alınamayan bir füzenin yerine doğdu. Tesla ise Musk'ın kurduğu değil, katıldığı bir girişimdi: Şirketi 2003'te Martin Eberhard ve Marc Tarpenning kurdu; Musk Şubat 2004'te ilk yatırım turuna liderlik edip yönetim kurulu başkanı oldu. "Kurucu ortak" unvanı ise 2009'daki bir dava uzlaşmasıyla geldi. Fırsat bazen kendi fikrin değil, başkasının masasındaki boş sandalyedir.

3. Öğrenmeye devam et, hatanı sahiplen

Falcon 1'in ilk üç fırlatışı başarısız oldu. Üçüncü denemede, 3 Ağustos 2008'de, yeni motorun kalan itkisi yüzünden ayrılan birinci kademe ikinciye çarptı. Çözüm yeni bir teknoloji değil, motorun kapanmasıyla kademelerin ayrılması arasındaki sürenin uzatılmasıydı. Musk 2017'de Uluslararası Astronotik Kongresi'nde açık konuştu: İlk üç fırlatışı kendisinin berbat ettiğini söyledi. Eleştiriyi karşılamanın en sağlam yolu, önce kendi hatanı adıyla söylemektir.

4. Vizyonu adımlara böl

2 Ağustos 2006'da Musk, Tesla'nın blogunda "gizli ana planı" yayımladı: Bir spor otomobil yap, o parayla uygun fiyatlı bir otomobil yap, o parayla daha da uygun fiyatlı bir otomobil yap; bu arada sıfır emisyonlu elektrik üretimi seçenekleri sun. Son satır şuydu: "Kimseye söyleme." Büyük vizyon, finanse edilebilir basamaklara bölündüğünde plana dönüşür.

5. Güçlüğe göğüs ger

2008 yazı, Musk'ın kendi anlatımıyla berbat bir yazdı: Parası tükenmişti, Tesla'nın yatırım turu başarısız olmuştu, boşanıyordu. Falcon 1'in dördüncü fırlatışı, o roket için kalan son paraydı. 28 Eylül 2008'de roket yörüngeye ulaştı. 23 Aralık 2008'de NASA, SpaceX'e Uluslararası Uzay İstasyonu'na on iki kargo uçuşu için yaklaşık 1,6 milyar dolarlık sözleşme verdi. Güçlük geçmedi; ama dayanan, bir sonraki kapının açıldığını gördü.

Bu beş olguya daha geniş bir çerçeveden bakmak istersen başarılı girişimlerin 5 ortak özelliği yazısı iyi bir devam olur.

İpin ucu: "ilk ilke"

Musk'ın sık kullandığı "ilk ilkeler" (first principles) ifadesinin kökü Aristoteles'e uzanır. "Fizik" adlı eserinin ilk satırlarında, bir şeyin ilk koşullarını ya da ilk ilkelerini tanımadan ve analizimizi en basit öğelerine kadar götürmeden onu bildiğimizi düşünmediğimizi yazar.

Aristoteles'in kullandığı Yunanca kelime "arkhē"ydi: başlangıç, köken, aynı zamanda yönetim ve egemenlik. Kelimenin bir anlamı da bir ipin ya da bir değneğin ucuydu. Latinceye "principium" olarak geçti; kökünde "primus" (ilk) ile "capere" (almak) var. Bugünkü "prensip" kelimesi de oradan geliyor.

İlk ilkelerden düşünmek, ipin ucunu bulmaktır: Bir sorunu, "hep böyle yapılır" katmanlarını soya soya, çekebileceğin ilk noktaya kadar izlemek. Tsiolkovsky bunu Kaluga'daki ahşap evinde, elinde yalnızca fizik yasalarıyla yapmıştı.

Aralık 2015'te bir Falcon 9'un birinci kademesi, yörüngeye yük taşıdıktan sonra ilk kez yere geri indi. Tsiolkovsky'nin denklemi değişmemişti; değişen, her uçuşta roketi kaybetme alışkanlığıydı.

Son söz

Tsiolkovsky'nin 1911'de bir mektubunda yazdığı ve makalesinin devamında da yayımlanan cümlesi, bugün uzay çağının en çok alıntılanan sözlerinden biri:

"Планета есть колыбель разума, но нельзя вечно жить в колыбели." Gezegen aklın beşiğidir, ama sonsuza kadar beşikte yaşanmaz.

Her işin bir beşiği vardır: hiç sorgulanmadan kabul edilen varsayımlar, "bizim sektörde böyle" diye başlayan cümleler. Senin işinde, alışkanlıktan başka hiçbir gerekçesi olmayan beşik hangisi?