Boş Zamanlarınızda Yaptıklarınız Başarınızı Etkiliyor. Neden mi?

Girişimci KafasıGüncellendi: 3 dk okuma
Genç Jean-Auguste-Dominique Ingres'in tuvalinin başında, elinde tebeşirle çizdiği yirmi dört yaşındaki otoportresi
Görsel: Jean-Auguste-Dominique Ingres, Yirmi dört yaşında otoportre, 1804 (kamu malı, Wikimedia Commons)

Jean-Auguste-Dominique Ingres on üç yaşındayken Toulouse'daki sanat akademisinde resim öğreniyordu. Aynı yıllarda bir işi daha vardı: şehrin Capitole orkestrasında ikinci keman çalıyordu. On altı yaşına kadar bu iki hayatı birlikte sürdürdü.

Sonra resim kazandı. Ingres Paris'e gitti, Fransa'nın en ünlü ressamlarından biri oldu, bir dönem Roma'daki Fransız Akademisi'nin başına geçti. Ama kemanı hiç bırakmadı. Gluck'u, Haydn'ı, Mozart'ı, Beethoven'ı severdi; oda müziğine tutkundu. Franz Liszt, Beethoven'ın Beşinci ve Altıncı senfonileri için hazırladığı piyano uyarlamalarını 1840'ta yayımlarken onları dostu Ingres'e ithaf etti.

Ingres kemanını doğduğu şehir Montauban'a bıraktı. Bugün hâlâ orada, müzesinde duruyor. 1900'lerin başında bu keman bir deyime dönüştü. Fransızcada "violon d'Ingres", yani "Ingres'in kemanı", birinin asıl mesleğinin yanında tutkuyla sürdürdüğü uğraş, kısacası hobi demek. Deyimin bilinen ilk yazılı kullanımları 1906 ve 1907'ye uzanıyor.

Bir ressamın adı, bir dile hobinin karşılığını armağan etti. Ingres'i yalnızca resimleri değil, resim yapmadığı saatler de tanımlıyordu.

Boş zaman, boş değildir

İş hayatında boş zaman çoğu zaman bir artık gibi görülür: iş bittikten sonra geriye kalan. Oysa o saatlerde yaptıkların, işteki hâlini sessizce biçimlendirir.

Robert Root-Bernstein ve ekibinin 2008'de yayımladığı çalışma, Nobel ödüllü bilim insanlarının resim, müzik, el sanatları ve yazı gibi uğraşlara sıradan bilim insanlarından çok daha sık sahip olduğunu gösterdi. Bu, hobinin başarıyı doğrudan getirdiği anlamına gelmiyor. Ama merakın ve farklı düşünme biçimlerinin birbirini beslediğine dair güçlü bir işaret.

Boş zamanını nasıl değerlendirdiğin, bu yüzden bir kişisel tercih olduğu kadar bir yatırım kararıdır. Boş zaman için plan yapmak kulağa çelişkili gelebilir. Ama takvimine iş toplantılarını yazdığın gibi yürüyüşünü, kurs saatini, arkadaş akşamını da yaz. Takvime yazılmayan saat, çoğu zaman ekrana gider.

İşte o saatleri doldurmanın birkaç yolu.

Hareket et

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2020'de yayımladığı önerilere göre yetişkinlerin haftada en az 150 ila 300 dakika orta ya da yüksek yoğunlukta hareket etmesi gerekiyor. Düzenli hareket depresyon ve kaygı belirtilerini azaltıyor, hafızayı ve beyin sağlığını destekliyor. Uzun bir yürüyüş, masada çözülemeyen bir soruna başka bir yerden bakmanı sağlar.

Ellerinle bir şey yap

Bir enstrüman, resim, ahşap, seramik, yemek. Sonucu ölçülmeyen bir işte yeniden acemi olmak, işte kaybolan oyun duygusunu geri getirir. Ingres'in kemanı gibi, iyi olmak zorunda değilsin; sevmen yeter.

Öğrenmeyi sürdür

Yeni bir dil, bir çevrim içi kurs, işinle hiç ilgisi olmayan bir alan. Uzak alanlar arasında kurduğun bağlantılar, bir gün işinde beklenmedik bir fikre dönüşebilir.

Oku

Haberlerin ötesine geç: biyografiler, romanlar, tarih. Nereden başlayacağını bilmiyorsan girişimcilerin okuması gereken 25 kitap listemize bakabilirsin.

Zihnine boşluk bırak

Meditasyon, yoga ya da yalnızca telefonsuz geçen bir saat. Her dakikayı doldurmak zorunda değilsin. Dinlenmiş bir zihin, yorgun bir zihnin göremediğini görür.

Başkalarına ve sevdiklerine zaman ayır

Gönüllü bir iş, bir arkadaşa ayrılan akşam, ailenle geçen hafta sonu. Kendi sorunlarından başını kaldırdığında, işine de başka bir yerden bakarsın.

Hepsini aynı anda yapmaya çalışma

Bu liste bir görev listesi değil. Boş zamanı da bir performans alanına çevirirsen, işin yorgunluğunu eve taşımış olursun. Birini seç, birkaç ay sürdür, sonra sana ne kattığına bak. Ingres'in kemanı da bir kariyer planının parçası değildi; yalnızca bırakamadığı bir şeydi.

İş, boş zamanın yokluğudur

Latincede iş, uğraş, ticaret anlamına gelen kelime "negotium"dur. Yapısı şaşırtıcı derecede açık: "nec", yani değil, artı "otium", yani boş zaman, dinginlik. Romalılar işi, boş zamanın olmadığı hâl olarak adlandırıyordu. Kelimenin, Yunancada boş vakitsizlik anlamına gelen "askholia"nın bir çevirisi olduğu da düşünülüyor. İngilizcedeki "negotiate", yani pazarlık etmek, aynı kökten gelir.

"Hobi" kelimesinin hikâyesi ise daha oyunbaz. İngilizcede "hobby" önce küçük, çevik bir at cinsinin adıydı. Sonra çocukların bindiği tahta ata, "hobby-horse"a dönüştü: binilen ama hiçbir yere götürmeyen bir at. 1816'dan itibaren kısalıp bugünkü anlamını kazandı: insanın en sevdiği uğraş.

Hobinin tanımında bir yere varmamak saklı. Belki de değeri tam oradadır. Bir yere yetişmek zorunda olmadığında, zihin en özgür hâline kavuşur.

Son söz

Bertrand Russell 1932'de yazdığı "In Praise of Idleness", yani aylaklığa övgü adlı denemesinde, çalışmayı erdem sayan inancın modern dünyaya büyük zarar verdiğini savundu. Aynı denemede şu tespit de yer alır:

"Boş zaman, uygarlık için vazgeçilmezdir."

Ingres'in kemanı hâlâ Montauban'daki müzesinde saklanıyor. Senin kemanın ne? Ve en son ne zaman, hiçbir sonuç beklemeden onu eline aldın?