Girişimcilerin Taşıması Gereken 21 Kilit Özellik

Girişimci KafasıGüncellendi: 3 dk okuma
Pudralı peruk ve saray giysisiyle besteci Joseph Haydn'ın oval çerçeveli taş baskı portresi
Görsel: Heinrich Eduard Winter, Joseph Haydn, 1815 (kamu malı, Wikimedia Commons)

1 Mayıs 1761'de yirmi dokuz yaşındaki Joseph Haydn, Macar soylu ailesi Esterházy'lerin hizmetine girdi. Görevi yardımcı kapelmaysterlikti: sarayın orkestrasını yönetecek, müzik yazacaktı. Önüne konan sözleşme uzun ve son derece ayrıntılıydı.

Sözleşmeye göre Haydn sarayın bir mensubu sayılacak, şerefli bir saray görevlisine yakışır biçimde davranacaktı. Ölçülü olmalıydı; müzisyenlerine karşı kibirli değil, yumuşak ve hoşgörülü, dürüst ve sakin davranmalıydı. Orkestra misafirlerin önünde çalacağı zaman o ve bütün müzisyenler üniforma giyecek; beyaz çorap, beyaz keten, pudralı saç ve örgülü ya da bağlı peruk kuşanacaklardı.

Dahası vardı. Prens ne isterse onu besteleyecek, bestelerini kimseyle paylaşmayacak, kopyalanmasına izin vermeyecek, prensin izni olmadan başkası için müzik yazmayacaktı. Her gün öğleden önce ve sonra bekleme salonuna çıkıp prensin bir konser isteyip istemediğini soracaktı.

Bu belge, bir insandan beklenen özelliklerin listesiydi. Ama Haydn'ı Haydn yapan özelliklerin neredeyse hiçbiri o listede yoktu.

Sözleşmede yazmayanlar

Bugün de benzer listeler okuyoruz: iş ilanlarında aranan nitelikler, yatırımcıların kurucuda aradığı özellikler. Girişimci olup olmadığını çoğu zaman sen değil, çevren fark eder; senin hayata bakışından, riskleri tartışından, geleceği sezişinden. Aşağıdaki 21 özellik o fark edilen şeyin parçaları. Haydn'ın hikâyesi ise bir uyarı taşıyor: liste başlangıçtır, sonuç değil.

Yüreklilik: risk, cesaret, dayanıklılık

  • 1. Cesaret. Kimsenin denemediği yola ilk adımı atabilmek.
  • 2. Hesaplı risk alabilmek. Kumar oynamak değil, kaybedebileceğini bilerek oynamak.
  • 3. Özgüven. Kararının arkasında durabilmek, gerektiğinde fikrini değiştirebilecek kadar da sağlam olmak.
  • 4. Başarısızlıktan yılmamak. Düşünce yeniden denemek. Kapanan girişimlerin neden kapandığını görmek için Girişim Mezarlığı'na göz atabilirsin.

Görme biçimi: sezgi, merak, geniş açı

Haydn'ın sözleşmesi ona itaat öğretiyordu; oysa o, aynı orkestrayla her gün yeni bir şey deniyordu.

  • 5. Geleceği sezmek. Değişimi herkes görmeden önce fark etmek.
  • 6. Olaylara farklı açıdan bakabilmek. Herkesin sorun gördüğü yerde ihtiyaç görmek.
  • 7. Her şeyden ilham alabilmek. Bir sohbetten, bir şikâyetten, başka bir sektörden.
  • 8. İlhamı kendi rotasına çevirebilmek. Gördüğünü kopyalamak değil, kendi yönüne uyarlamak.
  • 9. Yeniliğe açık olmak. "Hep böyle yapıldı" cümlesine takılmamak.
  • 10. Geniş bir bakış açısı. Tek bir ürünü değil, bütün sistemi görmek.
  • 11. Ekonomiyi okuyabilmek. Faizin, kurun, talebin işine ne yapacağını yorumlayabilmek.
  • 12. Dünyayı takip etmek. Yerelde çalışırken küresel düşünebilmek.

Birlikte hareket: ekip ve ortaklık

1772'de Prens Nikolaus sarayı yaz köşkünde beklenenden uzun tuttu; Eisenstadt'taki ailelerinden ayrı kalan müzisyenler eve dönmek istiyordu. Haydn prense doğrudan şikâyet etmek yerine bir senfoni yazdı. Son bölümde her müzisyen sırayla çalmayı bırakıyor, notasının üstündeki mumu söndürüp sahneden çıkıyordu. Prens mesajı anlamış görünüyor: saray ertesi gün Eisenstadt'a döndü. Haydn'ın biyografi yazarlarına yaşlılığında anlattığı bu hikâye, Veda Senfonisi adıyla bilinir.

  • 13. Ekip yönetebilmek. İnsanları bir arada tutmak, sesini onlar adına yükseltebilmek.
  • 14. Ekibi bir hedefe kanalize etmek. Herkesin aynı yöne bakmasını sağlamak.
  • 15. Ortak hareket edebilmek. Tek başına koşmak yerine birlikte yürümeyi seçmek.
  • 16. "Ben" değil, "biz" diyebilmek. Başarıyı paylaşmak, hatayı üstlenmek.
  • 17. Ortak fikirden yeni atılım çıkarmak. Masadaki farklı sesleri tek bir hamleye dönüştürmek.

Yol haritası: plan, rota, yedek

  • 18. Plan ve program yapabilmek. Günü, haftayı, yılı kurgulayabilmek.
  • 19. Gelişmelerden çekinmemek. Değişimin üzerine korkmadan gitmek.
  • 20. Başarı rotasını çizebilmek. Nereye gittiğini ve oraya hangi adımlarla varacağını bilmek.
  • 21. Yedeğini cebinde tutmak. Her ihtimale karşı bir B planın olması.

Meleke: doğuştan değil, tekrarla

Girişimcilik konuşulurken sık duyulan bir kelime var: meleke. Arapça "malaka"dan gelir, "sahip olunan şey, edinim" demektir ve mülk kelimesiyle aynı köktendir. Türk Dil Kurumu sözlüğü de meleke için "tekrarlama sonucu kazanılan yatkınlık, alışkanlık" tanımını verir.

Kelimenin felsefi bir geçmişi de var. Ortaçağ İslam düşünürleri, Aristoteles'in alışkanlıkla edinilen yerleşik yatkınlık anlamındaki "hexis" kavramını, dokuzuncu yüzyıldan itibaren Arapça çevirilerde "malaka" ile karşıladı. İbn Haldun Mukaddime'de zanaatları anlatırken bu kavramı şöyle tanımlar: meleke, bir işi yapıp tekrar tekrar yinelemekle kazanılan, o işin biçimi iyice yerleşinceye kadar kök salan bir niteliktir.

Yani yukarıdaki 21 özellik bir doğum belgesi değil. Hepsi, tekrarla kazanılan melekeler. Haydn'ın sözleşmesi ondan davranışlar istiyordu; o davranışları otuz yıla yakın her gün tekrarladı ve listenin çok ötesine geçti.

Son söz

Haydn yaşlılığında biyografi yazarı Georg August Griesinger'e Esterházy yıllarını şöyle anlatmıştı:

"Prensim bütün işlerimden memnundu, beğeni görüyordum. Bir orkestranın başında deneyler yapabiliyor, neyin etkiyi güçlendirdiğini, neyin zayıflattığını gözlemleyebiliyordum; böylece düzeltebiliyor, ekleyebiliyor, çıkarabiliyor, cesaret edebiliyordum. Dünyadan ayrı düşmüştüm, yakınımda kafamı karıştıracak, yolumda beni rahatsız edecek kimse yoktu; böylece özgün olmak zorunda kaldım."

Senin sözleşmende yazmayan ama seni sen yapan özellik hangisi ve onu bu hafta kaç kez tekrarladın?