Ekibine Geri Bildirim Nasıl Verilir?

Girişimci Kafası4 dk okuma
Michelangelo'nun David heykelinin profilden başı: kıvırcık saçları, kaşları ve dudakları
Görsel: Giacomo Brogi atölyesi, Michelangelo'nun David heykelinin başı, yaklaşık 1865-1890 (kamu malı, Wikimedia Commons)

Floransa, 1500. Katedral atölyesinin envanterinde tuhaf bir kayıt var: "David denen, kötü yontulmuş ve sırtüstü yatan bir mermer figür." Dokuz kol boyundaki bu blok, 1460'larda başka bir heykeltıraşın yontmaya başlayıp yarım bıraktığı, bacaklarının arası çoktan oyulmuş bir taştır. Yıllardır avluda yağmur altında bekliyor.

16 Ağustos 1501'de yirmi altı yaşındaki Michelangelo, bu bozuk bloğu tamamlamak için sözleşme imzalıyor. Çevresini tahta ve duvarla kapatıp kimseye göstermeden üç yıl çalışıyor. Ortaya çıkan 5,17 metrelik David, 8 Eylül 1504'te Signoria Meydanı'nda halka açılıyor.

Giorgio Vasari'nin Sanatçıların Hayatları'nda anlattığına göre heykel yerine konduğunda bir ziyaretçi geliyor: Floransa'nın ömür boyu başına seçilmiş yöneticisi Piero Soderini. Heykeli beğeniyor ama bir itirazı var. Burun ona fazla kalın görünüyor.

Michelangelo, Soderini'nin devin tam dibinde durduğunu ve o açıdan heykeli doğru göremeyeceğini fark ediyor. Yine de iskeleye tırmanıyor. Sol eline bir keski, avucuna da tahtaların üzerindeki mermer tozundan biraz alıyor. Keskiyle hafif hafif vururken tozu yavaş yavaş aşağı döküyor. Buruna dokunmuyor bile.

"Şimdi bak" diyor. Soderini memnun: "Daha çok beğendim, ona hayat verdin." Vasari'ye göre Michelangelo içinden gülerek iniyor; bilgili görünmek için bilmedikleri şeyler hakkında konuşanlara acıyor.

Her ekipte bir "burun kalın" cümlesi var

Bu sahnede iki kişi de kaybediyor. Soderini yanlış yerden bakıyor, gerekçe söylemeden hüküm veriyor ve makamı yüzünden itiraz edilmiyor. Michelangelo ise onu ikna etmek yerine oyalıyor. Herkes memnun ayrılıyor ama kimse bir şey öğrenmiyor.

Ekiplerde en sık görülen geri bildirim kazası da budur. Yönetici belirsiz bir yorum yapar, çalışan tartışmaya değmeyeceğini düşünür ve göstermelik bir değişiklik yapar. Sonra iki taraf da işin daha iyi olduğuna inanır.

First Round Review'da Airbnb'nin o dönemki deneyim tasarımı başkanı Katie Dill, eleştirinin kötü yapıldığında hakarete dönüştüğünü ve insanın daha iyisini yapma hevesini söndürdüğünü anlatıyor. Ona göre eleştiri, fikir beyan etmek için değil, en iyi sonuca daha hızlı varmak için vardır.

Ekibine geri bildirim nasıl verilir?

Önce nereden baktığını kontrol et

Dill'in anlattığına göre bir zamanlar şık ve tutumlu kadınlar için giyilebilir bir cihaz tasarlıyordu. Geri bildirim verenlerin çoğu ise orta yaşlı erkeklerdi ve sürekli "Neden klavyesi yok?" diye soruyorlardı. Ekip, hedef kullanıcıyı gerçek bir insan gibi anlatınca tartışma değişti. Yorum yapmadan önce işin kimin için ve hangi başarı ölçütüyle yapıldığını sor. Heykelin dibinde durma.

İşin hangi aşamada olduğunu öğren

Fikir henüz şekilsizken büyük yön soruları değerlidir. Teslime bir hafta kala ise uygulanamayacak kadar büyük bir eleştiri yalnızca moral bozar. Aynı yorum, yanlış zamanda gürültüye dönüşür.

Önce uzaklaş, sonra yaklaş

İşi yapan kişi ona çok yakındır, bütünü görmekte zorlanır. Senin avantajın uzaktan bakabilmek. Önce bütün tutarlı mı diye bak, sonra ayrıntılara in ve her parçanın orada bir sebeple durup durmadığını sor.

"Olmamış" deme, göster

Dill'e göre "beğenmedim", "yeterince çarpıcı değil" gibi cümleler hiçbir şey anlatmaz. Neyi kastettiğini somut bir örnekle göster ve gerekçesini söyle. "Burun kalın" yetmez; neden, nereden bakınca ve kime göre?

Emir verme, soru sor

"Bunu denedin mi?", "Başka hangi seçeneklere baktın?", "Kullanıcı buna nasıl tepki verir?" gibi sorular, Dill'in deyişiyle karşındakini işin sahibi olarak bırakır. Mesele senin ne kadar akıllı olduğun değil, bir sonraki sürümün daha iyi olması.

İyi olanı da açıkça söyle

Dill, pek çok kişinin sevmediği "övgü sandviçini" savunuyor: içten bir övgü, ardından eleştiri, sonunda emeğe teşekkür. Gerekçesi pratik. Neyin iyi olduğunu söylemezsen, ekip bir sonraki sürümde onu da silebilir. Tek şartı var: övgü gerçek olmalı, yoksa işe yaramaz.

Eleştiri: elekten geçirmek

Türkçedeki "eleştiri" yeni bir kelime. Nişanyan Sözlük'e göre "eleştirmek" fiili "elemek"ten türetilmiş; sözlükteki en eski kaydı 1942'de TDK'nın Felsefe ve Gramer Terimleri'nde. Elemek de Eski Türkçede "elden ya da elekten geçirmek" demek. TDK'nın tanımı da bu kökü taşıyor: bir işin doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek.

Batı dillerindeki "critique" ise Yunanca "kritikos"tan, yani yargıda bulunabilen kişiden geliyor. Etymonline'a göre kaynağındaki "krinein" fiili ayırmak, karar vermek anlamında ve dayandığı Hint-Avrupa kökü "elemek, kalburdan geçirmek" demek. "Kriz" de aynı aileden: hastalığın iyiye mi kötüye mi döneceğinin ayrıldığı an.

Birbirinden habersiz iki dil, eleştiriye bakıp aynı aleti görmüş: elek. Elek her şeyi atmaz. İşe yarayanı ayırır ve elinde tutar.

Son söz

İngiliz şair Alexander Pope, 1711'de yayımlanan An Essay on Criticism'in üçüncü bölümünde eleştirmenlere şöyle seslenir:

"Men must be taught as if you taught them not, / And things unknown proposed as things forgot."

"İnsanlara, onlara öğretmiyormuşsun gibi öğretmelisin; bilmediklerini de unuttukları bir şeymiş gibi önermelisin."

Michelangelo, Soderini'ye bir şey öğretmedi; onu memnun etti. Pope'un tarif ettiği üçüncü yol daha zor: karşındakinin doğruyu kendisi bulmuş gibi hissedeceği kadar iyi bir soru sormak. Ekibine en son verdiğin geri bildirimi düşün. Nereden bakıyordun? Ve karşındaki işini mi düzeltti, yoksa yalnızca biraz mermer tozu mu döktü?

Geri bildirim vereceğin ekibi kurarken doğru kişiyi seçmek istiyorsan İlk Çalışanlarını İşe Alırken Doğru Kişiyi Nasıl Seçersin? yazısına göz atabilirsin.