Nakit Bitmeden: Runway ve Burn Rate Nasıl Yönetilir?

Melbourne, 20 Ağustos 1860. Royal Park'ta yaklaşık 15.000 kişi, Avustralya'yı güneyden kuzeye ilk kez geçmeye niyetli bir keşif kervanını uğurluyor. Başında Robert O'Hara Burke var, yardımcısı genç William John Wills. On dokuz adam, yirmi üç at, altı araba, yirmi altı deve.
Yükler göz kamaştırıcı: iki yıl yetecek erzak, sedir kaplı meşe bir kamp masası ve iki sandalye, su filtreleri, işaret fişekleri, bir de Çin gongu. Hepsi birlikte yirmi tona yakın. Ağır yük, kötü hava ve bozuk yollar yüzünden kervan Melbourne'den Menindee'ye 750 kilometreyi iki ayda gidiyor. Posta arabası aynı yolu bir haftadan biraz fazla sürede alıyordu.
Yolda yük hafifletiliyor. Şeker ve limon suyu geride bırakılıyor, develere içirilmek üzere getirilmiş 270 litre kadar rom dökülüyor. Burke birkaç adamı da parasızlığı gerekçe göstererek işten çıkarıyor.
Cooper Deresi'nde bir kamp kuruluyor. 16 Aralık 1860'ta Burke sabırsızlanıyor ve Wills, King ve Gray ile kuzey kıyısına doğru atılıyor. Yanlarında altı deve, bir at ve yalnızca üç aylık yiyecek var. Kampta kalan William Brahe'ye üç ay beklemesi söyleniyor. Haritaları daha gerçekçi okuyan Wills ise ona gizlice dört ay beklemesini tembihliyor.
Kuzey kıyısındaki bataklıklara varmak elli dokuz gün sürüyor. O noktada ellerinde yirmi yedi günlük yiyecek kalmış. Dönüş yolunda yağmurlar başlıyor, develerin bir kısmı kesilip yeniyor, Gray yolda ölüyor.
Burke, Wills ve King, 21 Nisan 1861 Pazar akşamı Cooper Deresi'ne dönüyor. Kamp boş. Brahe on üç hafta yerine on sekiz hafta beklemiş, yiyeceği azalınca o sabah yola çıkmış. Bir ağaca "DIG", yani kaz, diye bir işaret oymuş, dibine biraz erzak gömmüş. Aradaki fark yaklaşık dokuz saat. Burke ve Wills birkaç hafta sonra dere kıyısında açlıktan ölüyor. King'i, ona yiyecek ve barınak veren Yandruwandha halkı hayatta tutuyor.
Yük ilk gün fazlaydı. Yiyecek son gün azdı. İki hata aynı hesabın iki yüzüydü.
Senin kampın kaç ay bekler?
Pek çok girişim de böyle ölür. Kötü bir fikirden önce, hesabı tutmayan bir kasadan. Başta bol para ve büyük bir ofis, sonra yetmeyen birkaç ay.
Failory'deki bir röportajda Jordi Miró, 2017'de Barselona'da kurduğu Lernin Games'i anlatıyor. İki ile altı yaş arası çocuklar için eğitici oyunlar. Ortağıyla yirmi oyunluk ilk sürümü kendileri yazdılar, görüştükleri beş yatırım fonunun beşi de teklif verdi. Tohum turunda K Fund'dan 1,5 milyon avro aldılar ve hızla bir ekip kurdular.
Uygulama ücretsizdi, kullanıcı sayıları iyiydi. Yeni yatırım ararken aldıkları cevap ise hep aynıydı: Gelir göster. Abonelik modeline geçtiler ama test etmek için zaman kalmamıştı. Miró'nun anlattığına göre aylık tekrarlayan gelir 10.000 dolar civarına çıkmış ve büyüyordu. Ama çok geç kalmışlardı. Nakit bitti, şirket 2019'da kapandı.
Nakit bitmeden: runway ve burn rate nasıl yönetilir?
Burn rate'i net hesapla
Burn rate, yani harcama hızı, her ay kasadan çıkan paradır. Asıl bakman gereken net hâli: aylık giderlerden aylık tahsilatı düş. Faturayı kestiğin değil, hesaba giren para sayılır.
Runway'i ay olarak yaz
Runway, kasadaki nakdin net burn rate'e bölümüdür. Kasanda 600.000 lira varsa ve ayda net 50.000 lira eriyorsa on iki ayın var. Bu sayıyı her ay yeniden hesapla ve ekibinle paylaş. Cooper Deresi'nde herkes başka bir sayı biliyordu: Burke üç ay demişti, Wills dört.
Wills gibi tampon bırak
Yatırım turları da satışlar da hep planlanandan uzun sürer. Yeni para aramaya kasada hâlâ aylar varken başla. Planı üç ay üstüne değil, Wills'in gizli dört ayı üstüne kur.
Meşe masayı yanına alma
Miró bugün olsa daha az para toplayacağını, daha küçük bir ekip kuracağını söylüyor. Bir yıl sonra taşınmamak için seçtikleri büyük ofisi de daha küçük tutardı. Sabit gider, kötü bir ayda kesemeyeceğin yüktür. Erken dönemde onu olabildiğince hafif tut.
Geliri ilk günden konuş
Miró'nun en net dersi bu: gelir modelini bir yıl sonra değil, ilk gün kur. Lernin'de nakdi en erken getiren seçenek yıllık abonelikti. Peşin tahsilat, runway'i uzatmanın en sessiz yoludur.
Nakit ve tenkit
Türkçedeki "nakit", Arapça "naqd"dan geliyor. Nişanyan Sözlük bu kelimenin iki anlamını yan yana veriyor: gagalama ve eleştirme, bir de metal para, akçe. "Tenkit", yani eleştiri, aynı kökten. Arapçada fiilin bir anlamı da iyiyi kötüden ayırmak. Tıpkı bir sarrafın sikkeleri tek tek yoklayıp sahtesini ayırması gibi.
"Runway" kelimesinin hikâyesi de ilginç. Etymonline'a göre 1833'te Amerikan İngilizcesinde bir hayvanın, özellikle geyiğin her gün geçtiği patikayı anlatıyordu. Uçak pisti anlamı 1923 civarında geldi. Bir girişim için runway, yere değmeden önce önünde kalan yoldur.
Nakdini yönetmek, onu her ay yeniden eleştirmektir. Hangi harcama gerçek, hangisi sahte para?
Son söz
Charles Dickens'ın David Copperfield romanının on ikinci bölümünde Bay Micawber, borçlular hapishanesinden salıverilip şehirden ayrılmadan önce genç David'e öğüt verir. Önce, bu öğüdün dinlenmeye değer olduğunu çünkü kendisinin hiç dinlemediğini söyler. Sonra şunu ekler:
"Yıllık gelir yirmi sterlin, yıllık harcama on dokuz sterlin on dokuz şilin altı peni: sonuç mutluluk. Yıllık gelir yirmi sterlin, yıllık harcama yirmi sterlin altı peni: sonuç sefalet."
Aradaki fark bir şilin. Senin şirketinde o bir şilin bugün hangi tarafta duruyor? Ve kampın, sen dönmeden kaç ay önce boşalacak?
Parayı yakmadan önce fikrini küçük bir sürümle sınamak istiyorsan MVP Nedir, Nasıl Planlanır? yazısına göz atabilirsin.


