"zeki insanları işe alıp, sonra onlara ne yapacaklarını söylemek mantıklı gelmiyor. biz zeki insanları, onlara emir vermek için değil, onlar bize "ne yapacağımızı söylesinler diye işe alırız."
-Steve Jobs
Podcast : eOfis ile Paylaşımlı Ofis ve Sanal Ofislerin Geleceğe Etkileri

Podcast : eOfis ile Paylaşımlı Ofis ve Sanal Ofislerin Geleceğe Etkileri

  • 21 DK
  • 19-12-2022
  • 0 yorum
  • 165

Podcast : eOfis ile Paylaşımlı Ofis ve Sanal Ofislerin Geleceğe Etkileri

Başarısızlık=Başarı

Girişimci Kafası ile Kafa Sohbetler’in yeni bölümünde Öykü Göğer, satış yöneticisi Sibel Hill ile uzaktan çalışmanın yükselişi, daha geniş zamanlı işbirliğine geçiş hakkında konuşuyoruz.


Öykü
: Artık çalışma şekillerimiz değişti. Pandemi bunda tabii ki çok etken ama pandemi öncesi süreci düşündüğümüzde de paylaşımlı ofisler resmen yükselen değerde. Hala da öyle tabii ki. Biz de bugün Girişimci Kafasıyla Kafa Sohbetler Podcastinde eOfisi ağırlıyoruz. Ben Öykü Göğer. Karşımda eOfis Satış Yöneticisi Sibel Hill var. Hoş geldiniz.


Sibel: Hoş bulduk Öykü Hanım. Merhabalar


Öykü: Şimdi ben şu an birebir olarak eOfisi deneyimliyorum. Biraz böyle hikayeyi buraya nasıl geldi ondan bahsedeyim. Bu kayıttan önce işte neler konuşacağız bu podcastte diye Sibel Hanım'la çeşitli ön telefon görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler esnasında Sibel Hanım, siz beni görmüyorsunuz ama ben evde böyle yürüye yürüye en sessiz yeri bulmaya çalışıyordum. çünkü bizim evin dibindeki binayı yıkıp yeniden yapıyorlar ve sabah sekizden akşam beşe altıya kadar böyle bitmek tükenmek bilmeyen bir inşaat gürültüsü içindeyiz. o sebeple ben bugün böyle rahatça sohbet edebilelim diye eOfisin Bodrum şubesindeyim. Ya harika bir yer hani önce onu söyleyeyim. 


Sibel: Evet ben de sizinle orada olmak isterdim.


Öykü: Şu manzaraya baka baka kaydetsek bu podcasti çok güzel olurdu. Sibel Hanım ben size bu manzaranın bir fotoğrafını atayım bölümden sonra.


Sibel: Evet güzel olur. Podcast'ten sonra bir paylaşım


Öykü: Çok şık bir ofisin içerisindeyim böyle bana ayrılan bir odada inşaat gürültüsü olmadan, çalan kapılar gelen kargolar olmadan rahatça sohbet edeceğiz. Yani anlayacağınız eOfis deneyiminin tam içinden sesleniyorum size ve bugün de eOfisi konuşacağız. Sibel Hanım şöyle bir direkt konuya girelim. Öncelikle bu paylaşımla ofis işi nedir bir onu konuşalım. Kime hitap eder paylaşımlı ofis? 


Sibel: Paylaşımlı ofis aslında iş yapan herkesin faydalanabileceği esnek, dinamik bir ofis modeli diyebiliriz. farklı sektörlere ve farklı büyüklükteki şirketlere hizmet veriyor paylaşımlı ofisler. bunlar, girişimciler, startuplar, KOBİ'ler, hatta kurumsal şirketler diyebiliriz. Yani çalışan herkes. Geniş, yelpaze çok geniş. Çalışma alışkanlıklarına ve alan ihtiyacına göre farklı üyelik modelleriyle hizmet verdiğinden aslında bu geniş yelpazeyi kapsıyor. Bu hizmetler, bu üyelik modelleri üç ana başlıkta toplanıyor. Bunlar sanal ofis, paylaşımlı ofis ve hazır ofisi diyebiliriz aslında temelde. Bu iş fikri paylaşım ekonomisi temeline dayanıyor. Dolayısıyla bu ürün ve hizmetler, bu saydığımız hizmetler aslında ortak kullanım esasına göre ve kullandıkça öde mantığında dizayn ediliyor. bu özelliğiyle de tabii birçok avantaj sağlıyor. Ayrıcalık sağlıyor, esneklik gibi. Maliyet avantajı gibi sürdürülebilirlik, hız, mobilite gibi birçok da avantajı var. Dilerseniz sanal ofis paylaşımını ve ofis ve hazır ofisi kısaca anlatayım, bahsedeyim. Sanal Ofis hiçbir yatırım yapmadan ve minimum maliyetle aslında işinize değer katan prestijli bir iş adresine sahip olmak diyebiliriz. Yani oradaki iş adresini web sitemizde, iş kartınızda kullanabiliyorsunuz. Ve aynı zamanda da gelen postalarınız resepsiyon tarafından takip ediliyor. Karşılanıyor ve size iletiliyor. aslında bu çok temelde böyle bir hizmet. aynı zamanda misafirleriniz gelipse yine resepsiyon tarafından karşılanıyor. İşte size bilgisi veriliyor. gibi bir hizmete sahip. paylaşımlı ofisi ise aslında özgürleştirici bir model. Yani nerede isterseniz orada çalışmanızı sağlayan burada tabii çok lokasyonda olmak, eOfis gibi önem kazanıyor. Mesela sizin şu anda Bodrum'da çalışabiliyor olmanız gibi


Öykü: Evet. Sibel Hanım yani internet sitesinde de kontrol edebilir dinleyenler şu anda. O kadar çok yerde var ki.


Sibel: Evet. Evet. Şu anda biz on üç ildeyiz. bugün ve elli sekiz lokasyon oldu sanırım. Yani çok hızla artıyor lokasyon sayısı Dolayısıyla bu tabii üyelerimize de aslında müthiş bir özgürlük sağlıyor. 


Öykü: Şimdi Sibel Hanım, sanal ofisten bahsettik, paylaşımlı ofislerden bahsettik. Bir de klasik hazır ofis seçeneği var. O, o ne? Onu da bir anlatalım.


Sibel: Hazır ofisler aslında geleneksel ofis mantığına en yakın olan model. Burada bizim ofis kurulumlarımız bu plazalarda işte seçkin binalarda kuruyoruz bu ofisleri ve bölümlüyoruz içini içeride belli işte kapasiteye göre kapalı odalar oluyor. bu iki kişiden on kişiye kadar da olabilir. işte toplantı salonları oluyor, lunch alanı oluyor, bir tane paylaşımlı ofis, açık ofis alanı oluyor, mutfağı işte self servis alanı gibi aslında çalışan herkesin ihtiyacı olan tüm hizmetlerle donatılıyor bu ofisler. Bu kapalı ofislerde işte hazır ofis dediğimiz aslında sizin kendinize tamamen özel yine bu sistemin içinde çalıştığınız tüm bu hizmetleri aldığınız fakat özel bir alanınızın olduğu bir modeli ifade ediyor aslında.


Öykü: Şu an benim bulunduğum oda gibi yani.


Sibel: Aynen. Sizin bulunduğunuz oda gibi ve bu hani tek bir lokasyonda çalışayım hem de çalışacağım yer belli olsun, alanım da belli olsun diyenler için aslında bir model.


Öykü: Bu böyle evden çalışmak tabii bizim hayatımıza pandemiyle beraber girdi ve aslında alıştık. Ama evden çalışmanın işte çayını kendin yapmak zorundasın. Kahve sürekli bitiyor. Onu tazelemek zorundasın. Ben bugün buraya bu podcasti kaydetmek için geldiğimde böyle içeri girdim. Harika kahve kokuları. Hazır kahve, çay, su, yan yana duruyor. Yani onu görmek bile aslında bir sıcaklık hissi veriyor. 


Sibel: Aynen öyle. bir de tabii üzerinizden bence büyük bir yük alıyor. Yani bu sistemin içine girmek. Çünkü dediğiniz gibi şimdi bu alanlarda operasyon aslında tamamen Bizim tarafımızdan yönetildiği için sizin işiniz dışında herhangi bir şeyi düşünmenize gerek kalmıyor. Yani tamamen odaklanabileceğiniz bir ortamda çalışıyorsunuz. İşte bu yani en basit örneği çay kahve Ya bunu bile düşünmek zorunda değilsiniz gerçekten. Ama tabii bunun yanı sıra çok daha ciddi operasyonel tarafı da var bu işin. İşte bir resepsiyondaki o profesyonel karşılamadan tutun toplantı odasında çok önemli bir müşterimizle toplantı yapıyorsunuz. Oradaki hizmete kadar. Servise kadar. Ya da işte internet erişiminiz hatta orada işte bir printer bir scanner ihtiyacınızı karşılayan yine ortak kullanımda olan ofis ekipmanları gibi. Ofisin temizliği, güvenliği bunların hepsi bizim üstümüzde olduğu için aslında çalışan ve bu sistemi kullanan bireyler rahatça işlerine odaklanabiliyor ve sadece işiyle uğraşabiliyor gerçekten. 


Öykü: Bunun değerini bence son yıllarda hepimiz anladık o sadece işiyle uğraşabilmenin ne kadar önemli bir şey olduğunu. 


Sibel: Sisteme giren çıkamıyor. Bu sebepten bence, bu konfor çok önemli.


Öykü: Evet ve bu konfor Sibel hanım, ihtiyacımız olduğunu bildiğimiz bir konfor değildi ama bize sunulduktan sonra gerçekten verimli çalışabilmek için dikkat dağılmadan çalışabilmek için buna ihtiyacımız olduğunu görmüş olduk.


Sibel: Bu tamamıyla bir dönüşüm.


Öykü: Evet evet eOfis de bu dönüşümde o rüzgarı yakalayıp, o rüzgarı arkasına alıp işte bahsettiğimiz gibi bir sürü ilde pek çok farklı ofiste bunu gerçekleştirmiş. eOfisi tanıyalım kısmını aslında epeyce bir geçtik çok fazla konuştuk ama mesela şeyi sormak istiyorum. Klasik hazır ofis dedik, sanal ofis, paylaşımlı ofis bunlar dışında hangi hizmetleri alabiliyoruz onun bir altını çizelim. Bir de tabii ki sektörde bu alanda çalışan başka şirketler de var. eOfisi diğerlerinden ne ayırıyor? Bu iki soruya beraber yanıt bulabiliriz.


Sibel: Şimdi içerde birçok hizmet var. Bu ofislerin zaten en büyük özelliği hizmet açısından aslında çok geniş hizmetler veriyor olması. Bunlar işte resepsiyon hizmeti, profesyonel bir ekip sizin için çalışıyor içerde. Resepsiyonist de öyle işte bir çağrı merkezi var burda santral gelen çağrıları firma ismiyle karşılayıp yine aynı şekilde anlık olarak aktarımını yapıyor. Bugün eOfis 150.000 çağrı karşılıyor ayda ortalama. Çok önemli bir rakam gerçekten ve bunların hepsi firma isimleriyle karşılanıyor. Bunun dışında toplantı salonları hizmeti var. Bugün yine 120-140 arası toplantı odasıyla hizmet veriyor. Lunch alanları var herkes tarafından kullanılabilen yine dinlenme alanları, terasları, bahçe alanları vs. gibi. Yine tüm lokasyonlardaki coworking alanlarında masalarda çalışma hizmetleri. Bunun yanı sıra vip ofis hizmetleri olabiliyor. Gerçekten çok özel ve yine kısa süreli kiralayabileceğiniz ofisler. İşte mobilyadan tüm internet altyapısına kadar tüm kurulumu hazır. Aynı zamanda da çok önemli hizmetler arasında dijital ofis hizmeti var bu da uzaktan ofis yönetimi sağlıyor aslında. Yani siz hiç kimseyi aramadan mobil aplikasyondan girip ya da panelden girip toplantı odası rezervasyonlarınızı yapabiliyorsunuz, şirketinizle ilgili finansal dökümlere ulaşabiliyorsunuz. Ordaki kullanımlarınıza ulaşabiliyorsunuz, ekstrelerinize bakabiliyorsunuz gibi aslında tüm o dijital ortamda işinizi yönetebiliyorsunuz. Bunun dışında bir network ortamı var aslında, bugün eOfis 15.000 şirket üyesine hizmet veriyor. Şimdi bu ne demek aslında çok farklı sektörlerden, çok farklı iş kollarından insanların bir arada çalıştığı bir network aslında ve uzaktan ofis yönetimi, dijital ofis ortamları sayesinde de aslında bu network birbirleriyle etkileşime geçebilir, iletişim halinde olabiliyor, birlikte iş yapabiliyor ve bu da ayrı bir sinerji yaratıyor. Bunun dışında da etkinlik ve lansman alanları var. Çok farklı lokasyonlarımız var şimdi yakın dönemde bir yalı ofisimiz açıldı Beykozda, daha yeni bağdat caddesinde bir köşkte açıldı. İşte sizin şuan bulunduğunuz gibi Bodrumda her şeyi özel bir villa içinde hizmet veriliyor. Bu da çok değişik bir açılım diyebiliriz. Ve tabi bu açılımlar oldukça, bu yenilikleri biz yaptıkça tüm illerimiz de bu hizmetten faydalanır hale gelir. 


Öykü: Yani şöyle düşünüyorum mesela bir iş kuracak olduğumuz zaman orada o işi kuracağımız binayı kiralamak, telefonlara yanıt verecek bir elemanla anlaşmak, lansman yapacak yeri ayrıca kiralamak, bütün bunları düşündüğümüzde maliyet o kadar katlanıyor ki. Ayrıca insan emeği açısından da baktığımızda bir ofisin telefonlarına yanıt veren tek bir kişi yerine aynı kişi bu işi aslında birçok ofis için yönetebilir. Hem insan emeğini daha verimli kullanmış oluruz hem de aslında paramızı tabi ki daha verimli kullanmış oluyoruz.


Sibel: Tabii tabii işte bu paylaşım ekonomisi böyle bir şey yani bir de sürdürülebilirliği de var tabi ki bunun. Hani böyle sistemler içinde neler oluyor. Siz aslında büyüyüp küçülebiliyosunuz da. Yani bugün siz dediğiniz gibi işte yeni bir şirket kuruyorsunuz, sizin için zaman önemli maliyetler önemli her şey çok önemli. Hatta biz bunu bir hesaplamıştık işte %80 e varan bir maliyet avantajı var burda aslında tabi bu zamandan tasarruflarımız falan bunun içinde yok. Yani çünkü o da çok önemli, siz bugün bir sözleşme yapıyorsunuz, yarın başlıyorsunuz işe ve tamamen kurulu bir ortamda başlıyorsunuz. Dolayısıyla bu evet çok önemli bir de bu işte sürdürülebilirlik dedik. Bu sistem için bugün başladınız işiniz iyi gitti artık bir startup haline geliyor olabilirsiniz, kadronuz genişliyor olabilir. Orada hemen sistem içinde de büyüyebilme şansınız var veya tabi bu kötü senaryo ama küçülmeniz gerektiğinde küçülmeyi de sağlayabiliyorsunuz. Dolayısıyla daha sürdürülebilir bir yapı aslında böyle baktığımızda. 


Öykü: Evet eskiden bir iş fikriyle yola çıktığımızda ve işler yolunda gitmediğinde ofis kapatmak diye bir gerçek vardı. O da hani böyle işin düşünmediğimiz ama sırtımızdaki yük parçalarından biriydi. Şimdi siz startuplar dediniz. İşte mesela bir sürü startup bir villa, kocaman bir iş merkezinde bir daire kiralamak yerine bu anlattığımız ofis alanlarına yöneliyor. Paylaşımlı ofis alanlarının startuplara ne gibi faydaları var? neden tercih edilmeli? değindik aslında ama şöyle bir startuplar özelinde toparlamak gerekirse neler söyleyebiliriz. 


Sibel: Kurulu bir ortama girmek, demin de dediğimiz gibi hani bir ofisi baştan kurmak ve genel maliyetle uğraşmaktan çok pratik ve hızlı bir yöntem. Hele ki bu ofisler gerçekten profesyonel bir şekilde yönetiliyorsa odaklanma açısından birinci avantaj bu. Yine büyüyüp küçülebilme dedik hani startuplar için bence bu çok önemli bir özellik. İçerde büyüyüp küçülme avantajı var. Aynı zamanda daha önce de biraz bahsettiğim gibi içerde bir network var aslında. Birlikte iş yapabilecek, etkileşimde olunabilecek bir networkün de içinde oluyorsunuz. Oradaki enerji tabi çok farklı oluyor. Dolayısıyla tüm bunlar bence çok avantajlı diye düşünüyorum. Özellikle yeni girişimler ya da startuplar için. 


Öykü: Evet kesinlikle öyle bu arada o network fırsatı freelancerlar için de çok önemli çünkü ben böyle bir 9-10 aylık freelancer hayatıma baktığımda birçok insanla fiziksel temasın çok çok azaldığını görüyorum, evden çalıştığım için. Aslında o temaslar bir sürü iş fikrinin, aklımıza gelmeyecek olanakların da kapısını açıyor. Yani evden çalışmak ve freelancer olmak harika bir şey olmasının yanında mesela işinizin ortasında kalkıp çamaşırlarınızı makineye koymak gibi bir fikir aklınıza düşüyor ve bunu yapabilecek olduğunuz için yapıyorsunuz. Konsantrasyon açısından tabi ki en ideal senaryo olduğunu söyleyemeyiz. Paylaşımlı ofis alanları bu anlamda freelancerlar için hakikaten çok faydalı. 


Sibel: Evet evet çünkü orada aslında tabi ki evden çalışmak mümkün ve bazen de çok da keyifli fakat bu sürekli halde olduğu zaman bence verimliliği kötü yönde etkileyen bir tarafı da var. Onun için bence bu sistemler, paylaşımlı ofisler verimliliği ve enerjiyi artırma yönünde bence freelancerların yanında dostu diyebilirim aslında. Yani bu enerjiyi bulmak istediklerinde gidip çalışabilecekleri. Bir de tabi şöyle bir şey var. Hani freelancerlar için tabi ki evden çalışmak mümkün fakat yani bir iş adresinin bir ev adresi olması da aslında çok güzel görünmeyen bir durum doğru mu?


Öykü: Evet evet


Sibel: Bir ofis adresi, kartınızda yazan, websitenizde yazan bir ofis adresinin daha merkezi, daha işin dönüyor olduğu bir yerde olması bence ilk prestij için bile çok önemli. 


Öykü: Ayrıca kahve var.


Sibel: Evet ayrıca kahve var.


Öykü: Burada yine altını çizdik aslında ama ben bu paylaşımlı ofiste belki gürültüden rahatsız olurum diye endişesi olan varsa ki şu an benim bulunduğum binanın alt katı paylaşımlı ofis ve çıt çıkmıyor hakikaten. Herkes orda paylaşımlı ofiste çalışmanın nasıl bir şey olduğuyla ilgili de bence epeyce bir bilgi sahibi. Bizim eskiden böyle büyük iş yerlerinde açık ofislerde gördüğümüz işte sürekli arkadaşına seslenme, mail atacağın şeyi bağırarak sorma hali burada yok tabi herkes büyük bir konsantrasyonla çalışıyor. Ama ben paylaşımlı ofis istemiyorum hazır ofis istiyorum dersek aralarında en büyük fark aslında kendimize ait bir odaya sahip olmak değil mi?


Sibel: Aynen öyle. Aslında tek farkı o diyebiliriz. Bir de diğerinde tabi daha mobil çalışanlar olabilir. Bugün burda yarın orda gibi. Hazır ofis genel olarak hep aynı yerde çalışmak istiyor. Dolayısıyla alanı da farklı oluyor ve daha sessiz bir ortamda olabiliyor. Bu paylaşımlı ofis alanlarında tabi herkesin ihtiyacı da çok benzer olmadığı için herkes odaklanmak istiyor, herkes işini yapmak istiyor. Bir taraftan tabi ki orada güzel farklı işler yapan insanların bir araya geldiği bir ortam var fakat herkes birbirine saygılı ve ortamın gerektirdiği şekilde çalışmayı öğreniyor, alışıyor ve zaten biliyor da. 


Öykü: Evet aslında herkesin ihtiyaçları aynı o da çok güzel, ihtiyaçları aynı olan bir topluluğun bir araya gelmiş olması ve bunun da sürdürülebilirlik çerçevesinde yapılıyor olması paylaşımlı ofisler son yıllarda neden çok tercih ediliyor sorusunun cevabını veriyor aslında. Türkiye'de çok tercih edildiğini hakikaten biliyoruz, görüyoruz ve global ticaretteki yeri nedir diye son bir soru sorayım size


Sibel: Aslında globalde çok daha önce başlamış bir sistem bu. Hatta globalde çok büyüyen, yaygınlaşan belli markalar da var bu konuda. Türkiyede eOfis öncü diyebiliriz ama e ofisten önce Türkiye'de de aslında global bir iki marka vardı. Şöyle söyliyim aslında pandemiyle birlikte hani hem Türkiyede hem globalde hibrit çalışma dediğimiz bir düzen başladı aslında. Bu ofisler herkes tarafından büyükten küçüğe işte bireyden kurumsala herkes tarafından kullanılan bir sistem haline geldi. Globalde de bu böyle. Türkiyede de bu böyle diyebiliriz artık. Tabi pandemi kafalarımızdaki çalışma düzeni fikrini değiştirdi. Uzaktan da etkin bir şekilde çalışılabildiğini gördük hep beraber. İnsanlar daha çok evlerine yakın çalışmak istiyorlar artık daha öyle uzun yollara gitmek istemiyorlar. Şirketler de kendi ekiplerine bu olanağı tanıyor ve globalde bunu çok duyuyoruz yani şirketlerin bu sisteme belli lokasyonlarda uydu ofis dediğimiz ekiplerini çalıştırdıkları alanlar olarak sistemi kullanıyorlar. Dolayısıyla bütün dünyada kabul görmüş bir sistem diyebiliriz artık. 


Öykü: Giderek de daha da yaygınlaşacağına aslında emin olduğumuz bir sistem. Biz bugün Girişimci Kafasıyla Kafa Sohbetler Podcastimizde eOfis nedir neler yapar? onu diğerlerinden ayıran nedir? Ve aslında bu paylaşımlı ofis mantığı nedir? hazır ofisler, sanal ofisler nedir? bütün bunlara daha yakından baktık. Sibel hanım çok teşekkür ediyorum eOfis adına Türkiye'de bir sürü ilde bunu gerçekleştirdiğiniz için hem de bizim bu konudaki soru işaretlerimize tecrübelerinizle güzel yanıtlar verdiğiniz için. 


Sibel: Ben çok teşekkür ederim Öykü hanım, beni davet ettiğiniz için. Çok keyifli bir sohbetti. Oranın tadını çıkarın hazır bodrum ofisindeyken.


Öykü: Kesinlikle çıkaracağım. 


Sibel: Bizimle de bir paylaşımda bulunursanız hepimiz biraz faydalanırız görüntüden. 


Öykü: Hemen burada bodrum ofisindeki paylaşımlı ofis kısmının inanılmaz güzel bir manzarası var. Oradan bir fotoğraf çekiyorum mikrofonlar kapandıktan sonra. Böyle yolunuz bodruma düşerse işte kışın büyük şehirlerden sıkılırsanız birkaç gün buradan çalışayım derseniz de eOfisin Bodrum ofisini ben şuan deneyimleyen biri olarak size öneriyorum. Sibel hanım çok teşekkür ederim artık podcasti böylece yavaş yavaş sonlandırıyoruz. 


Sibel: Teşekkür ederim hoşçakalın.


Öykü: Girişimci Kafasıyla Kafa Sohbetler Podcastinin bir sonraki bölümünde görüşmek üzere. 

"Podcast : eOfis ile Paylaşımlı Ofis ve Sanal Ofislerin Geleceğe Etkileri" İçin Yorumlar
Kayıt işlemine devam ederek, Girişimci Kafası Kullanıcı Sözleşmesi'ni kabul etmiş oluyorsunuz.
Girişimci Kafası'na Giriş Yapmak için Tıklayın
Instagram
Takip et