Hiç şüphesiz ki ekonomik krizler, bir ülkede yaşayan ve iş yapan herkesi olumsuz etkiler. Bu etkiyi en derin şekilde girişimler ve girişimciler yaşar. Çünkü aylarca, hatta yıllarca maddi ve manevi emek verilip hayata geçirilmiş bir girişim, bir ekonomik kriz ile bir anda batabilir. Batmakla kalmayıp, girişimciye uzun vadede ödemesi sıkıntı verecek borçların altına sokabilir.

Ekonomik kriz cenneti ülkemizde, girişimcilerin sallansa da yıkılmamasını, krizleri atlatabilmesini sağlayacak 5 yola beraber bakalım…

Kriz Sermayesi Oluşturulmalı

Aslında bu yol büyüklerimiz tarafından “kötü gün parası” olarak sürekli izleniliyor. Büyüklerimiz “hasta olursam, elden ayaktan düşersem, bir felaket olursa” gibi düşünceler ile her daim kenara para atar. Çünkü insanın hayatı boyunca hastalanması, yaşlanınca bakıma ihtiyaç duyması, maddiyat gereksinimi duyan büyük bir sorunla karşılaşma ihtimali yüksektir.

Aynı mantıkta girişimlerinde maddiyata ihtiyaç duyan ciddi bir sorun ile karşılaşması, ülkede ekonomik kriz meydana gelmesi ihtimaline karşılık önlem alması gerekmektedir. Bu sayede kriz dönemlerinde eldeki sermaye kullanılır ve kriz dönemi geçene kadar ayakta kalabilmek mümkün olabilir.

Rehavete Kapılmamak Gereklidir

Pek çok girişimci de görülen problem rehavete kapılmaktır. Girişimler bazı dönemlerde hiç umulmayacak miktarlarda çok kazanç elde edebilir. Genel olarak bu çok kazançlı dönemlerde rahatlamaya ve maddi konularda düşünmeden hareket etmeye başlanılır. Fakat çoğu zaman o çok kazançlı dönem geçicidir.

Bu nedenle çok kazanç elde edilen dönemlerde, elde olan fazla miktarı “nereye harcasam” diye düşünmek yerine kriz sermayesine aktarmak gereklidir.

Borçlarınızı Ertelemeyin

Kriz SermayesiBorçsuz girişimci neredeyse yoktur. Bankalara, vergi dairelerine, sigortaya ya da başka bir işletmeye mutlaka ödenmesi gereken bir borç vardır. Söz konusu borç kriz olmayan dönemlerde ödenmiyor ya da ödenemiyorsa, kriz dönemlerinde de ödemek mümkün değildir.

Bu nedenle mümkün olduğunca borç yapmamak, ödemeleri zamanında yapmak gereklidir. Bu da ancak “rehavete kapılmamak gereklidir” maddesinde olduğu gibi, iyi kazanç dönemlerinde elde edilen fazla kazancı, borçları ödeyerek mümkün olabilir.

Masrafları Minimize Edin

Masrafları minimize etmek genel olarak kriz dönemlerinde başvurulan bir yöntemdir. Fakat kriz olmayan dönemlerde minimum masrafa sahip olmanız hem girişimin daha kazançlı olmasını ve bu sayede kriz sermayesi oluşturmanızı hem de kriz dönemlerinde giderleriniz az olduğu için ayakta durabilmenizi sağlar.

Bu nedenle girişimin başarılı olması için çok büyük öneme sahip olmayan masraflardan kaçının. Zira söz konusu bu masraflar kriz olmasa dahi girişimin batmasına neden olabilir.

Çalışan Çıkarmayın, Çözüm Arayın

çalışanları işten çıkarmakBütün kriz dönemlerinde giderleri azaltmak söz konusu olduğunda ilk akla gelen şey çalışanları işten çıkarmaktır. Aslında bunun büyük bir yanlış olduğunu söylemek zor. Zira kriz dönemlerinde yapılacak iş az olduğundan, iş gücü ihtiyacı da az olur. Dolayısıyla maaşa ek olarak vergi, sigorta, yol, yemek gibi firma için çok sayıda gidere sahip çalışanlar, gider azaltmak söz konusu olduğunda ilk akla gelendir.

Diğer yandan bakılacak olursa, nitelikli çalışana sahip olmakta çok önemlidir. Bir çalışanın girişimde yapmakta olduğu işe, iş yerine ve diğer unsurlara adapte olması yaklaşık 2 ay sürer. Hatta yasalar çerçevesinde dahi işe giren bir çalışan 2 ay içerisinde, hiçbir gerekçe sunulmadan işten çıkarılırsa hiçbir hak iddia edemez. Çünkü bu adaptasyon süreci olarak kabul edilir. Dolayısıyla bir çalışanın tam verimli olarak çalışabilmesi için yaklaşık 2 ay civarı süre gereklidir. Bu da 2 aylık maaş, sigorta, yol, yemek gibi ciddi giderlerin kaybı olarak görülebilir.

10 ve üzeri çalışana sahip, asgari ücretin üzerinde maaş veren girişimler, kriz dönemlerinde çalışanları işten çıkarmak yerine orta yol arayabilir. Örnek olarak; çalışanlar ile toplantı yapılıp, yaşanmakta olan kriz anlatılır ve gider azaltılması gerektiği belirtilir. Çalışanların işten çıkarılmasına engel olacak ne gibi gider azaltma yöntemleri uygulanabileceği konusunda, çalışanların görüşleri alınır. Unutulmaması gereken en önemli husus, çalışanlar bir girişimin gereksiz masraflarını en iyi gözlemleme potansiyeline sahip kişilerdir.

Diğer bir yöntem, çalışanlara yine krizi ve giderleri azaltmanız gerektiğini anlatıp “ya içinizden bir arkadaşı işten çıkaracağız ya da herkesin maaşlarında bir kişinin maaşını karşılayacak kadar indirim yapacağız” şeklinde seçenek sunmanızdır. Maaşında indirim yapılmasını kabul etmeyen çalışanlar işten çıkarılmayı göze almış demektir.

Özellikle bilişim ile alakalı girişimlerde çalışanlar, evden çalışabilme imkanına sahiptir. Ofiste çalışılması girişimci için daha verimli olsa da, kriz dönemlerinde iş gücüne ihtiyaç az olduğundan, çalışanın ofise gelmeyip evden çalışması çok büyük problem olmayacaktır. Bu durumda çalışanların bazılarına kriz dönemini atlatana kadar ofise gelmeyip evden çalışabilecekleri belirtilebilir. Bu sayede yol, yemek gibi ciddi denebilecek masraflar azaltılmış olunur. Hatta bu sayede daha küçük bir ofise geçme imkanı doğar ve yine çok ciddi denebilecek ofis masrafı azaltılmış olur.

SONUÇ

Kriz dönemlerini, batmadan, başarı ile atlatan girişimler, kriz geçtikten sonra en fazla kazancı ve en hızlı büyümeyi elde eden girişimlerdir. Zira kriz döneminde pek çok işini iyi yapmayan, fiyatları ölümcül düşüren firma batar. Kriz sonrası yeni rakipler çıkmaya başlar fakat siz hali hazırda oturmuş bir sisteme sahip olduğunuz için, yeni rakipleriniz işlerini oturtana kadar, çok kazanma ve hızla büyüme imkanına sahip olursunuz.

Netice olarak gerekli önlemleri kriz olduğunda değil, kriz olmadan önce almak gereklidir. Zira kriz olduktan sonra önlem almaya çalışmak, dibi delindiği için batmakta olan geminin içindeki suyu kovayla denize dökmeye benzer. Dolayısıyla gün gelip geminin dibi delinirse neler yapacağınızı önceden bilmeniz ve bunun için önlem almanız gereklidir.

Facebook Yorumları
Yorumları Göster

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER