İnovasyon

İnovasyon

Starbucks, kimileri için bir tutku, kimileri için bir gösteriş aracı. Standart bir kafede garson 2 dakika geç geldi diye arıza çıkaran kişilerin, Starbucks ‘ta yüksek denebilecek ücretlere, ayakta sıra bekleyerek, bin bir çaba ile kağıt bardaklarda kahvelerini alması pek çok kişiye anlamsız gelebilir. Fakat burada zevkleri ve renkleri tartışmayıp mevzunun girişimcilik tarafını ele alacağız. Starbucks ‘ın başarı hikâyesinden ziyade, inovatif yani yenilikçi unsuruna göz fırlatacağız. Söz konusu yenilikçilik, müşterileri yüksek ücretlere satılan kahveleri almak için ayakta ve sırada bekletmek değil elbette. Öyle olsa, bunu rol model alan bir kafe girişimcisi müşterilerini dövmeye kalkar. Bizim ele alacağımız konu, hiç şüphesiz Starbucks ‘ın başarısında önemli rol oynayan bardak isimlerinin doğuşu. İtalyan Esintisi Starbucks ‘ta bardakların boyutları standart olarak “küçük, orta, büyük” (İngilizce “small, medium, large”) değil, “Tall, Grande, Venti” olarak adlandırılır. Bir Amerikan şirketi olan Starbucks ‘ın İngilizce yerine bu isimleri tercih etmesinin nedeni Starbucks öncesi kurulan kahve zincirine dayanıyor. Starbucks ‘tan önce Il Giornale adında küçük bir kahve zinciri kurmuş olan Howard Schultz, Il Giornale ‘deki kahve bardaklarının isimleri “Short, Tall ve Grande” olarak koymuş. Günümüzde bardakların isimlerinin "Tall, Grande ve Venti" olmasının nedeni, 1983 yılında İtalya ‘ya yaptığı gezide, İtalya ‘daki kahve dükkânlarında kahve içme ortamına bir duygu katılmasından etkilenmiş olmasıydı. Bu etkilenmenin ardından...

İnovasyon

Starbucks, kimileri için bir tutku, kimileri için bir gösteriş aracı. Standart bir kafede garson 2 dakika geç geldi diye arıza çıkaran kişilerin, Starbucks ‘ta yüksek denebilecek ücretlere, ayakta sıra bekleyerek, bin bir çaba ile kağıt bardaklarda kahvelerini alması pek çok kişiye anlamsız gelebilir. Fakat burada zevkleri ve renkleri tartışmayıp mevzunun girişimcilik tarafını ele alacağız. Starbucks ‘ın başarı hikâyesinden ziyade, inovatif yani yenilikçi unsuruna göz fırlatacağız. Söz konusu yenilikçilik, müşterileri yüksek ücretlere satılan kahveleri almak için ayakta ve sırada bekletmek değil elbette. Öyle olsa, bunu rol model alan bir kafe girişimcisi müşterilerini dövmeye kalkar. Bizim ele alacağımız konu, hiç şüphesiz Starbucks ‘ın başarısında önemli rol oynayan bardak isimlerinin doğuşu. İtalyan Esintisi Starbucks ‘ta bardakların boyutları standart olarak “küçük, orta, büyük” (İngilizce “small, medium, large”) değil, “Tall, Grande, Venti” olarak adlandırılır. Bir Amerikan şirketi olan Starbucks ‘ın İngilizce yerine bu isimleri tercih etmesinin nedeni Starbucks öncesi kurulan kahve zincirine dayanıyor. Starbucks ‘tan önce Il Giornale adında küçük bir kahve zinciri kurmuş olan Howard Schultz, Il Giornale ‘deki kahve bardaklarının isimleri “Short, Tall ve Grande” olarak koymuş. Günümüzde bardakların isimlerinin "Tall, Grande ve Venti" olmasının nedeni, 1983 yılında İtalya ‘ya yaptığı gezide, İtalya ‘daki kahve dükkânlarında kahve içme ortamına bir duygu katılmasından etkilenmiş olmasıydı. Bu etkilenmenin ardından...

İnovasyon ve Girişimcilik

İnovasyon
Değişimin ışığını üniversitelerde yakmayı planlayan İnovaTİM'in başvuları başladı!
İnovaTİM ,140 üniversitede inovasyon, bilgi çağı ekonomisi ve girişimcilik konularında kendini geliştirerek çalışmalar gerçekleştiren 2000 kişilik büyük bir ailedir. İnovaTİM’li öğrenciler; işinsanlarıyla birlikte yurtdışında  gerçekleşen gezilere katılığı gibi, kendine özel hazırlanmış platformu ile inovasyon ve girişimcilik üzerine eğitimler almaktadır. Dünyada ve Türkiye’de fark yaratan uluslararası profesyonelleri, sanayicileri, akademisyenleri ve üniversite öğrencilerini İstanbul’da gerçekleşen Türkiye İnovasyon Hafta'sında  bir araya getirerek; inovasyon odaklı konferans, sergi ve atölye çalışmaları ile dünya çapında bir etkinlike katılım göstermelerini sağlamaktadır.Ayrıca bazı öğrencilere burs imkanı sağlamakta ve projelerini geliştirmelerinde yardımcı olmaktadır. Sen de öğrencilerin aile olduklarını hissettikleri bu koca ailenin bir ferdi olmak istemez misin? Sen de Türkiye'nin...
İnovasyon
Organik Hoşaf Fikrinden Bile Daha İnovatif 5 Saçma Girişim Fikri
Son günlerde sosyal medya gündemi “Organik Hoşaf” fikri ile çalkalanıyor. Sinirlenen, alaya alan, gözlerine inanamayan ve bir de bunu savunan kitleler var. Einstein’ın “Bir fikir ilk başta saçma gelmiyorsa, ondan umut yok demektir” sözünü şimdilik bir kenara bırakacak olursak, TRT’deki “Bir Fikrin mi Var” yarışması geleceğe yönelik kaygılarımıza bir yenisini daha eklememize vesile oldu doğrusu. Ülkede yetişen gençlerimiz arasından Gates’ler, Branson’lar, Jobs’lar, Zuckerberg’ler, Walker’lar çıkabilir elbet. Hatta nasıl çıkacağını merak ediyorsanız, “Türkiye’den Dünyaca Ünlü Bir Girişimci Çıkar mı?” başlıklı yazıyı okuyabilirsiniz. Bizim buna bir lafımız yok. Ancak organik hoşafa bu kadar agresif yaklaşmanın başka haklı nedenleri olmalı. Sizce bu nedenler neler...
İnovasyon
Ölçeklenebilir Bir Girişim İçin Pragmatist İpuçları
Her girişimin kaderi daha ilk adımdan itibaren bellidir. Girişiminizin ölçeklenebilirliği, bazen siz ne kadar çabalarsanız çabalayın değişmez. Eğer fikrinizi ölçeklenebilir bir girişime dönüştürme şansınız varsa, bunu derhal kullanın. Çünkü yatırımcılar bu girişimlere öncelik veriyor. Ölçeklenebilir demek, girişimin en düşük maliyetle gelirini katlayarak artırma potansiyeli demektir. Ölçeklenebilir girişimler, daha fazla kullanıcıya ulaşabilir ve çoğu zaman gelir sıkıntısı çekmezler. Kendini ortaya koymuş ve ölçeklendirmeye hazır girişimlerin pek çoğu yeni pazarlara açılıyor. Öyleyse biz ne duruyoruz? Ölçeklenebilir girişimlerin P2P modeliyle yakından ilgisi var. Hayata geçirilen P2P modelli girişimler, paylaşım ekonomisi sayesinde hayatta kalabiliyor. Mesela Uber… Uber sayesinde dünya üzerindeki milyarlarca otomobil, araç sahipleri için ek...
İnovasyon
İnovatif Düşünce Kafasına Sahip Olmak İçin Neler Yapmalısınız?
Yenilikçi fikirlere sahip olan girişimciler her zaman bir adım önde. Artık inovatif düşünemeyenler yatırım alamıyor ve pazarda tutunamıyor. İnovatif düşünebilmek için dahi olmanıza hiç gerek yok. Beyninizi daha yenilikçi şeyler düşünebilmek için eğitmeyi öğrenmeniz yeterli. Var olan düşünce kalıplarınızdan sıyrılın. Başkaları gibi düşünmek yerine artık sıra dışı düşünmeye başlayın. Artık her şeyin birbirine benzemeye yüz tuttuğu bu çağda inovatif düşünmek şart oldu. Peki, bunu nasıl başaracağız? Fikir üretme ve problem çözme üzerine çok farklı teknikler var. Pareto diyagramı, altı şapkalı düşünme tekniği ve balık kılçığı diyagramı bunlardan bazıları… Bütün bu teknikler haricinde, inovatif düşünce kafasına sahip olabilmek için yapmanız gereken başka...
İnovasyon
Haftanın İnovatif Fikirleri #1
‘’Acaba yine kim, başımıza ne icat çıkarıyor?’’ diye merak eden okurlarımıza harika haberlerimiz var. Artık her hafta ön plana çıkan inovatif fikirleri ve girişimleri tek bir içerikte sizlerle paylaşacak ve trendleri birlikte markaj altına alacağız. Sizler de beğendiğiniz ve desteklediniz inovatif fikirleri yorum olarak bizimle paylaşabilirsiniz. 1. Dünyanın İlk Pilsiz Cep Telefonu Powerbanklere bağımlı bir dünyanın çok kötü olacağını düşünen Washington Üniversitesi araştırmacıları dünyanın ilk pilsiz cep telefonunu icat ettiler. Ve evet, telefon son derece sorunsuz bir biçimde arama gerçekleştirebiliyor. Merak edenler için işin sırrını açıklayalım: Cihaz ihtiyacı olan enerjiyi en yakınında bulunan baz istasyonunun RF sinyallerinden elde ediyor. 2. Lenovo’dan Katlanabilir Ekran Bir kağıt...
İnovasyon
Annenizden “Kendine Düzgün Bir İş Bul” Lafını Duyabileceğiniz 5 Çılgın Girişim Fikri
İnovatif düşünmenin sınırı gerçekten yok. Altı şapkalı düşünme tekniğinin de, balık kılçığı diyagramının da bir yerden sonra tadı kaçıyor. Beynimi özgürleştireceğim diyerek kendini birbirinden çılgın girişimlere adamış pek çok çılgın girişimci var. Çılgın girişim fikirlerini duyan pek çok kişi de bu fikirlerin para getirdiğine inanmıyor. Oysa para kazanmanın zannettiğiniz kadar da ciddi kuralları ve yasakları yok. Bir kafe açmanın veya e-ticaret sitesi açarak bijuteri satmanın girişimden bile sayılmadığı ekosistemin içinde sınırları biraz daha genişletmeniz gerekiyor. Bütün bildiklerinizi unutun. Muz dekore edip satabilir, kedi oteli açabilir, hatta oyuncak bebek hastanesi bile açabilirsiniz. Tabii işinizden memnun olmayan annenizden “oğlum/kızım kendine artık düzgün...
home search notifications 1 person
X
X