Biraz uzun da olsa bu yazımda girişimcilerin yolun başında ve ileriki süreçlerde karşılaşabileceği hukuki riskleri derlemeye çalıştım. Amacım girişimcilere genel hukuki bir çerçeve çizebilmektir.

1) CO-FOUNDER İLE ŞARTLARI NET BELİRLEMEMEK

Her girişimin başında şirket kurucuları birçok konuda anlaşıyor olabilirler. Ancak girişimin büyümesiyle birlikte sorunlar da doğru orantılı olarak artmaya başlar. Bazı hallerde ise daha kötüsü şirket aşağı yönlü bir gidişat sergiler. İşte bu noktada şirket ortakları belli anlaşmazlıklara düşmeye başlarlar. Bu sebepten kurucuların kendi aralarında bir kurucular anlaşması yapması önerilmektedir.

Bu anlaşmada;

  • Şirket ortaklarının hisse dağılımı
  • Hisselerin şirket yönetimindeki yetkisi
  • Kurucuların görev ve sorumlulukları
  • Ortaklardan birinin şirketten ayrılmak istemesi halinde diğer ortak veya şirketin satılan payları ön alım hakkı ile bu hisselerin fiyatı
  • Her bir kurucu için şirkette kalma süresi
  • Kararlaştırılmışsa yetkili kurucuların maaşları ve değişim şekilleri
  • Önemli ve günlük işlerin ne olduğu( Çoğunluk onayı, oybirliği veya sadece ceo onayı ile alınabilecek kararlar)
  • Bir kurucunun hangi şartlarda görevden alınabileceği (Genelde yönetim kurulu kararı ile alınır)
  • İşe kurucuların ne kadar nakit veya emek özgüleyecekleri
  • Karar verilmesi halinde payların satış şekli
  • Kuruculardan birinin kurucular sözleşmesindeki şartları sağlamaması halinde ne olacağı yer alır.

2) İŞE DOĞRU ŞİRKET TİPİ İLE BAŞLAMAMA

Girişiminiz olduğunda almanız gereken ilk kararlardan biri de işinizi yürütürken hangi şirket tipini seçeceğinizdir. Fakat çoğu kurucu işe herhangi bir hukuki destek almadan başlamakta, sonucunda bazen yüksek vergi ve idari para cezaları karşılaşabileceği gibi sınırlı sorumlu şirket tipi seçilseydi karşılaşılmayacak şahsi ve ağır sorumluluklar ortaya çıkabilecektir.

Girişimcilerin Türkiye’de kurabileceği şirket tipleri ve özellikleri şu şekildedir;

2.1. Adi Şirket (Ortaklık)

  • Adi şirketler, şirket ortaklarının(en az iki ortakla kurulur), şirketin borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşısınırsız olarak sorumlu oldukları şirketlerdir.
  • Yani şirketinizin kötü gidişatı sonucu şahsi mallarınızla da şirket alacaklılarına karşı sorumlu olursunuz.
  • En kolay, masrafsız kurulan ve kolay kapatılabilen şirket tipidir.
  • Ortakların KDV yükümlülüğü yoktur. Ancak aşağıda bahsedeceğimiz sermaye şirketlerine göre vergi yükümlülükler ağırdır.
  • Devri zordur.
  • Şirketin malvarlığı olmadığı için birden fazla ortakla kurulan adi şirketlerde mal varlıkları hakkındaki hukuki işlemlerde tüm ortaklar birlikte hareket etmek zorundadır. Bu sebepten yönetimi zordur.

2.2. Kolektif Ortaklık

  • İki veya daha fazla gerçek kişi tarafından kurulur.
  • Asgari sermaye zorunluluğu yoktur.
  • Ticaret siciline kayıt zorunluluğu vardır.
  • Çok tercih edilen bir şirket tipi değildir.

2.3.Limited Şirket

  • Eğer girişiminizi ek gelirden ziyade daha profesyonel olarak ilerletmek istiyorsanız tavsiye edilebilecek bir şirket tipidir.
  • Adi şirketin aksine minimum 10.000 TL sermaye gerektirir. Bu sermaye nakdi olabileceği gibi emek, taşınır vb. de olabilir.
  • Adi şirket (ortaklık) en az iki ortak şartı ararken LTD. şirket tek kişiyle de kurulabilir. Ancak en fazla 50 ortak olabilir.
  • Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.
  • Adi şirket geliri oranında Gelir Vergisi(%15-%35) öderken, LTD. şirkette Kurumlar Vergisi(%20) ödenir.
  • Ortaklar şirket hisselerini kaç yıl sonra satarsa satsın elde edilen kazanç gelir vergisine tabidir.

2.4. Anonim Şirket

  • En az 50.000 TL sermaye ile kurulan şirket tipidir.
  • Tek kişi olarak da kurulabilir.
  • Hissedarlar ortaklıktan çıkartılamaz.
  • Ortakların tek borcu taahhüt ettiği sermayeyi ödemesidir.
  • Burada limited şirketten farklı olarak ortaklar kamu borçlarından da sorumlu değildir.

Uygulamada, bahsedilen şirket tiplerinin yanında ŞAHIS İŞLETMELERİNE de rastlanabilmektedir. Şahıs işletmeleri için herhangi bir sermaye şartı olmadığı gibi ticaret siciline kayıt zorunluluğu da yoktur. Sorumluluk konusunda aynı adi şirketlerde olduğu gibi sınırsız sorumluluk söz konusudur.

3- KENDİ GİRİŞİMİNİZE AİT SÖZLEŞMELER YERİNE STANDART FORMALARI KULLANMAK

Hemen hemen her şirketin müşterileri ile ilişkilerinde kullandıkları standart sözleşmeleri vardır. Uygulamada yeni girişimler bu standart formları başka şirketlerinkinden kopyalamakta ve onları kullanmaktadırlar. Zira koşullara ve taraflara bağlı olarak bu sözleşmelerde değişiklik yapılması gerekebilir. Doğru olanı ise kendinize ait ve uzmanlarca hazırlanmış olan standart form sözleşmeniz ile yola çıkmaktır. Bundan sonra size tek kalan karşı tarafın tartışmadan şartlarınızı kabul etmesini beklemek olacaktır. Bu standart form sözleşmeler;

  • Farklı sektördekilerin de anlayabileceği basit sözleşmeler olması sizi her seferinde sözleşmenizi revize etmekten kurtaracaktır.
  • Bu formu alanında uzman bir avukatla hazırlamanız hukuki açıdan elinizi kuvvetlendirecektir
  • Bu formun önceden hazırlanmış olduğunu gösterecek şekilde harf tipi ve boyutu belirlenmeli. (Eğer bu form Tüketici ile akdedilecekse Tüketici Kanununca belirlenmiş bir takım şartlara haiz olmalıdır. Ör: min. 10 punto, okunaklı vb.)
  • Çok uzun olmamasına dikkat edin ki karşı tarafça okunabilsin.
  • Sözleşme bedelinin ve yan ödemelerin açık olduğuna emin olun. Ödenmemesi halinde ceza veya faiz varsa bunu belirtin. ( Mesafeli satışlar için ayrıca Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği şartlarına uymak zorunda.)
  • Ürün ve servisiniz konusunda garanti ve sorumluluklarınızı minimuma indirmeye çalışın.
  • Ürün veya servis beklenen faydayı veya beklentiyi karşılamadığı takdirde sınır ve sorumluluklar belirtilmeli.
  • Mücbir Sebep ve beklenmeyen hallerde sözleşmeyi feshedebileceğiniz maddesi yer almalıdır.
  • Uyuşmazlıkların nasıl çözüleceğine ilişkin madde konulabilir. Ayrıca yetkili mahkeme/icra dairelerini de belirlemekte fayda var.( Yetki anlaşması kesin yetki hallerinde geçerli değildir.)

Ülkemizde ortalama her ay yeni bir yönetmelik yayınlanmakta, bazen bakanlık özelgeleri ile yürürlükteki kanunların yorumları değiştirilmekte, özellikle e-ticaret alanında birçok yenilik yaşanmaktadır. Ancak bu düzenlemelerin her biri çeşitli idari para cezaları öngörmektedir. (Mesafeli Sözleşme Yönetmeliği, Elektronik Haberleşme Sektöründe Kişisel Verilerin İşlenmesi Ve Gizliliğinin Korunması Hakkında Yönetmelik vb.) Girişiminizin iş hacmine bağlı olarak bu para cezaları girişiminizi tehlikeye atacak kadar büyük rakamlara ulaşabilmektedir. Bu sebepten girişiminizin faaliyet alanıyla alakalı yasal düzenlemelere uygunluğu konusunda uzman hukukçulardan destek almanız gerekmektedir.

5-EĞER İŞÇİ ÇALIŞTIRILIYORSA YÜKÜMLÜLÜKLERİN YERİNE GETİRİLMEMESİ

  • Hukuken yanınızda çalışan kişilerin genel adı işçidir. İş Kanununa göre; ‘’Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir.’’
  • Öncelikle bir tane bile işçi çalıştırsanız onun sigortaya girişini yaptırmanız hayati öneme sahiptir. Zira yaptırmazsanız işçinizin açacağı hizmet tespit davasıyla karışılabileceğiniz gibi SGK tarafından kesilen para cezalarını da ödemek zorunda kalırsınız.
  • Uygulamada sık yapılan bir hata da işçinin aldığı maaşı, sigorta primini daha az ödemek adına düşük göstermektir. Bu durumun da birçok cezai müeyyidesi olup belirli iş grupları için asgari bedellere de dikkat edilmeli ve bu bedellerin altında işçi çalıştırılmamalıdır.
  • Kanuni düzenlemelere aykırı bu tür hareketler cezalar yanında ileride şirketinizin yatırım alma sürecindeki değerlemesinde de (Şirketiniz bir nevi röntgeninin çekildi due diligence -DD- sürecinde yapılır) hisse fiyatlarınızı düşüreceği gibi yatırımcınızı da riskin fazla olması sebebiyle isteksizleştirecektir.
  • İşçi çalıştıranın en önemli yükümlülüklerinden bir diğeri ise iş sağlığı ve güvenliği konularıdır. Bu konuda özellikle son yıllarda artan teftişler sonucu yüksek cezalar kesilmekte, şirketlerin faaliyetleri dahi durdurulabilmektedir. İş alanınızda iş güvenliği uzmanı çalışma zorunluluğu bulunup bulunmadığı iyi bir şekilde araştırılmalıdır.
  • Ayrıca girişimcilerin iş ilişkilerinin düzenlendiği iş sözleşmeleri, çalışanlarının özlük hakları, sözleşme feshi gibi konularda hukuki yardım almaması sonucu işveren, kazanması oldukça zor olan işçi davalarıyla karşılaşacaktır.
  • SSK İşlemleri için bağlı olunan sosyal Sigortalar kurumuna istenen evraklarla birlikte işe başlamadan bir gün önceden dilekçe ile müracaat etmelidir.

6- FİKRİ MÜLKİYET KONUSUNDA GEREKLİ BAŞVURULARI YAPMAMAK

Eğer geliştirdiğiniz eşsiz bir ürün, servis teknoloji varsa fikrinizin korunması için gerekli adımları atmanız önerilmektedir. ZİRA HUKUK FİKİRLERİ KORUMAZ,TESCİLLİ OLANLARI KORUR. Gerek şirket kurucuları gerekse yatırımcılar bu ürünlerden para kazanmak için ürünlerin korunmasını sağlamak zorundadırlar. Aksi halde bu fikri haklar üçüncü kişilerce ihlal edilebilecektir.

Sınai Haklar (Industrial Rights)
(Copyright and Related Rights)

1- Markalar

2- Buluşlar (Patent)

3- Endüstriyel Tasarımlar

4- Coğrafi İşaretler

5- Entegre Devrelerin Topografyası

6- İşletme adları

7- Yeni Bitki ve Hayvan Çeşitleri

İlk beş konu Türk Patent Enstitüsü tarafından tescil edilmektedir.

Eser Sahibinin Hakları ve Bağlantılı Haklar 

1Bilim ve Edebiyat Eserleri

2- Müzik Eserleri

3- Güzel Sanatlar

4- Sinema Eserleri

5- Bilgisayar programları v.b.

Bu haklar Kültür Bakanlığı tarafından yürütülür.

       

Girişimcilerce başvurulabilecek koruma araçları ise şu şekildedir:

PATENT:

Eğer yeni bir ürün söz konusu ise patent en iyi koruma yolu olacaktır. Patent mucidine ürününü kullanma, satma ve buluşuna ismini verme hakkını sağlamaktadır. Patent alabilmeniz için;

  • İcadınız veya formülünüz somut olmalıdır
  • Ürün yeni veya orijinal olmalıdır
  • Ürün daha önce patenti alınmış veya halka açık şekilde piyasaya sürülmüş olmamalıdır
  • Son olarak ürün bir yararı hedeflemelidir

Patent başvurusunu Türkiye’de TPE’ye yapabilirsiniz. 551 Sayılı PATENT HAKLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME’ nin 5. Maddesi;

“Yeni tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulanabilir olan buluşlar, patent verilerek korunur.”’ Şeklinde düzenlemiştir. Devam maddesinde ise;

Aşağıda sayılanlar buluş niteliğinde olmadıkları için bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalır: (Yani patenti alınamaz)

a – Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;

b – Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;

c – Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar yazılımları;

d – Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller;

e – İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri

 

TELİF HAKLARI (Copyrights):  

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eserler, eserin yaratıldığı andan başlayan doğal bir korumadan yararlanır. Eserin herhangi bir kuruma kayıt (yani tescil) ettirilmesine ya da onaylattırılması na gerek yoktur.

Ancak eser üzerindeki hakların korunması ve özellikle hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması amacıyla bazı işlemlerin yapılması mümkündür. Bunun iki yolu vardır;

1-Telif Hakları Genel Müdürlüğüne yaptırılacak olan ve ispat kolaylığı sağlayacak tescil ile

2-Bir diğer yol ise kişinin söz konusu eseri kendisinin meydana getirdiğini ve bu eser üzerindeki tüm hakların kendisine ait olduğunu içeren beyanının noter tarafından düzenlenmesi ya da onaylanması mümkündür.

 

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere mesela bilgisayar yazılımları kendiliğinden bir korumaya sahiptir.

Fikri Sanat Eserleri Kanununda ise (FSEK) eser şu şekilde tanımlanmıştır;

Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini,” Mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir.

Yine bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder.

Fikir Ve Sanat Eserlerinin Kayıt Ve Tescili Hakkında Yönetmelik’e göre kayıt ve tescili gerçekleştirilen eserler veya yapımları içeren taşıyıcı materyaller üzerinde © harfi ile birlikte aleniyet veya ticari dolaşıma sunum tarihi ve hak sahibinin adı veya ünvanını belirten işaretin bulundurulması zorunludur.

MARKA (Trademarks):

Marka hakkı markanızın kelimelerini, adını, sembolünü, logosunu ve hatta sloganınızı korumanızı sağlamaktadır. Markalar kendi içinde farklı türlere ayrılmaktadır. Mesela tanınmış markaların tabi olduğu koruma araçları farklılık gösterebilmektedir. (Coca-Cola, IBM tanınmış-well-known markalara örnektir.) Marka hakkına sahip olmak için markanızı TPE nezdinden tescil ettirmek zorundasınız.

 

TİCARİ SIR VE GİZLİLİK ANLAŞMALARI (NDA and Trade Secrets):

Yaptığınız işte birtakım ticari sırlarınız varsa iş ortaklarınızla bu sırları başkalarıyla paylaşmayacağına dair gizlilik anlaşması yapabilirsiniz. Yine aynı şekilde İş Kanunundaki sınırlarda kalmak kaydıyla çalışanınızla da bu anlaşma yapılabilir. Aksi halde sırlarınızın rakiplerinizin eline geçmesi muhtemel bir risk olacaktır. (Pazar payınız, hedefleriniz, müşteri bilgileriniz vb. ticari sırra örnek verilebilir.)

7-VERGİ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ HAFİFE ALMAK

İşe ilk başladığınızda ve devamında göz önünde bulunmanız gereken bir takım vergi yükümlülükleri bulunmaktadır. Bunlarla ilgili mali müşavirler hizmet vermektedir. Bu vergi yükümlülüklerinin atlanması halinde girişimci çeşitli vergi cezaları ile karşılaşabilmektedir. (Vergi Beyannamesinin düzenli verilmesi bunlardan bazılarına örnek verilebilir.)

Ve ufak bir hatırlatma; Vergi alacakları kamu alacağı olduğu için adi şirket dışında Limited şirket de kursanız şahsi mal varlığınız ile bu borçlardan sorumlu olmaktasınız.

8- ŞİRKET İSMİ, MARKA ADI, DOMAİN İSİM PROBLEMLERİ VB. KONULAR

Şirketinizin ismini seçerken birtakım araştırmaların yapılması başka markalara tecavüzü önleyebileceği gibi domain problemlerini de azaltacaktır. Eğer seçtiğiniz marka başka birinin kayıtlı markasıyla karıştırılmaya (iltibas) yol açabilecek şekildeyse o kişinin marka hakkına tecavüz edeceğiniz gibi birtakım dava ve tazminat talepleriyle karşılaşabilirsiniz. İsim sorunu yaşamamak için şunlara dikkat edilebilir;

  • Google (Ülkesine göre Yandex vb. popüler arama motorlarından) seçtiğiniz ismin başka şirketlerce kullanılıp kullanılmadığının sorgulanması
  • TPE’nin sitesi üzerinden (http://online.tpe.gov.tr/trademark-search/pub/trademark_search;jsessionid=C5098E3308910190605FECC9A851ECA0)      o isimde kayıtlı bir markanın olup olmadığının araştırılması
  • Ticaret sicil gazetesinden benzer ve aynı ismi kullanan şirketlerin incelenmesi (Her ne kadar marka tescilini yaptırmayan şirketler, kendi markanızı TPE nezdinde tescil ettirdiyseniz sizden bir talepte bulunamasalar da tam tersi halde sizin açacağınız davada o şirketlerin o isimleri daha önce kullanmaya başlamış olması tazminat taleplerinizi kısıtlayabilmektedir.)
  • GoDaddy veya İsimtescil gibi domain kayıt sitelerinden düşündüğünüz isimleri sorgulayabilirsiniz. Bu sitelerde net, info, vb. isimler müsait olsa da ‘’com’’ lu isim alınmışsa ileride büyük problemlerle karşılaşılabilir.
  • Seçeceğiniz ismin ayırt edici ve akılda kalıcı olduğuna emin olun (Ayırt edici olması tanınmış markalar ile yaşanabilecek ihtilafları önlemekte yararlı olacaktır.)
  • Fikri Mülkiyet alanında çalışan bir avukattan profesyonel marka araştırılması yaptırılmalıdır.
  • Sınırlı bir isim kullanmamak ileride işleyiş şekli ve ürünlerinizin değişmesi veya ürün bandınızın genişlemesi ihtimaline karşı sizi sınırlayacaktır. Bu sebepten geniş bir ürün yelpazesine hitap edebilecek bir isim daha iyi olabilir.
  • Girişiminiz için beş tane potansiyel isim belirleyin ve bunları müşteri, yatırımcı, ortak ve çalışanlarınız bakış açısından değerlendirin.
  • Girişiminiz için isim seçerken eğer uluslararası bir gelecek öngörüyorsanız mutlaka farklı ülke ve bölgelerde, farklı dillerde sahip olabileceği kötü, olumsuz anlamları göz önünde bulundurun.

Telaffuzu zor isimler seçmeyin (Google, Yandex güzel örneklerden. Tchibo bence kötü bir örnek olsa da başarılı bir girişim)

9-İNTERNET SİTENİZDE İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANMIŞ KULLANIM KOŞULLARI VE GİZLİLİK POLİTİKASINA SAHİP OLMAMAK

Sitenizi ziyaret eden herkesin uymak zorunda olduğu şartları tek taraflı olarak belirlediğiniz hukuki evrağa kullanım koşulu Gizlilik Politikasında ise kullanıcıların ne gibi bilgilerinin toplandığı, bunların üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığı gibi bilgiler yer almaktadır.

  • Ayrıca eğer internet aracılığı ile satış yapıyorsanız mesafeli satış sözleşmesine de sahip olmanız gerekmektedir.

10-SATIŞI YASAK OLAN ÜRÜNLERİN SATIŞINI YAPMAK

  • Kanun koyucu bazı ürünlerin satışını yasaklamıştır.
  • Ancak bazı ürünler vardır ki bunların sadece belirli kanallardan satışı mümkünken (ateşli silah vb.) bazı özel kanallardan satışı yasaktır. Örneğin sadece internet siteleri üzerinden satışı yasak olan birçok ürün vardır. (tütün mamulleri vb.)
  • Mesela karşılaştığımız bir davada internet üzerinden bir başka satıcıdan satın almış olduğu ve yurtdışından kaçak yollarla getirilen kalem nargileleri satan kişinin alıcıya yolladığı kargonun yakalanması sonucu site sahibi bir anda kaçakçılık suçlamasıyla ceza davasına maruz kalmıştır. Kaldı ki sonuçları gayet ağır olabilen bu tür davalarla karşılaşılmaması için bir avukatın desteği alınmalıdır.

Doğru Avukata & Danışmalara Sahip Olmamak

  • Girişimcilerin yaptığı hukuki hataların son kısmı belki de bir girişimcinin yaptığı en büyük hatalardan olan doğru insanlarla çalışmamaktır. Aslında bu durum sadece avukatlık hizmetleri için değil tüm alanlarda geçerlidir. Zira kötü bir yazılımcı, mali müşavir, veya ortak da girişime çok büyük zararlar verebilmektedir.
  • Bizim alanımız olan hukukta ise doğru avukattan kastımız girişimcilerle çalışan, klasik çerçevenin dışına çıkabilecek hukuk firmalarıdır. Biz avukatlar müvekkillerimize genelde tüm riskleri gösterirken birçok girişimci yolun başında vazgeçebilmektedir. Oysaki çok değerli bir girişim olan UBER’in durumu hukuken oldukça tartışmalı olsa da tek başına hukuk milyarlarca dolar değerlemeye koşan UBER’i durduramamıştır. Bu sebepten hızla gelişen teknolojiye hukukun aynı hızda ayak uydurması beklenemez. Siz yeter ki fikrinize güvenin. İyi avukatlar onun yolunu büyük oranda bulacaklardır.

Saygılarımla
Stj. Av. Bedrettin Gürcan

Bu yazı Stj. Av. Bedrettin Gürcan'ın www.bedrettingurcan.com isimli web sitesinden alınmıştır.
Facebook Yorumları
Yorumları Göster

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER